Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

17. Ceza Dairesi E. 2015/23273 K. 2017/12397

Karar Tarihi: 25 Ekim 2017 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 17. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2015/23273
Karar Numarası 2017/12397
Karar Tarihi 25 Ekim 2017

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #velayet #hırsızlık

Karar Özeti

hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanık ... MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanıklar ... maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ceza süresi ve tekerrür bakımından 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 25.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
17. Ceza Dairesi
Esas No: 2015/23273 Karar No: 2017/12397 Karar Tarihi: 25 Ekim 2017
17. Ceza Dairesi Esas No: 2015/23273 Karar No: 2017/12397 Karar Tarihi: 25.10.2017 17. Ceza Dairesi         2015/23273 E.  ,  2017/12397 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde; Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümde TCK 62. maddesi yerine, sehven 59. madde yazılması yerinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmüştür. Sanık ... hakkında, TCK'nın 165. maddesinden tayin edilen para cezasının bir gün olarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve sanık ... 'ün polislerce yakalanması sonucu müştekinin bilgisayarının iade edilmiş olması karşısında; hakkında hırsızlık suçundan TCK 168.maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığı halde, uygulanması aleyhe temyiz olmadığından; sanıklar hakkında hak yoksunluklarına hükmedilirken yanılgılı hüküm kurulmuş ise de, mahkumiyetin kanuni sonucu olarak infaz evresinde resen ve doğru olarak, TCK'nın 53.maddesinin 1 ila 3. fıkralarında öngörüldüğü biçimde uygulanması mümkün görüldüğünden ve Anayasa Mahkemesi'nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan ilamda birden fazla mahkumiyet hükmünün bulunduğu anlaşılmakla en ağırının infaz aşamasında dikkate alınması olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanıklar ... ve ...’in temyiz sebepleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, II-Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; 1-Sanık ...'ın tüm aşamalarda suçlamayı kabul etmemesi,sanık ...'i tanımadığını beyan etmesi;sanık ...'ün kollukta müdafii huzurunda alınan beyanında, yakalandığı gün dayısı olan sanık ...'in evine ziyaret için gittiğini, dayısının telefonda birileri ile konuştuktan sonra kendisine bir poşet verdiğini ve belirttiği yerde gelen şahsa poşeti vermesini, karşılığında da 350 TL almasını söylediğini belirtmiş olması karşısında, sanık ...'ın suç tarihi itibariyle kullandığı cep telefonu numarasına ait görüşmelerin yapıldığı baz istasyonlarını içeren HTS dökümü getirtilerek, suçun işlendiği saatlerde suç mahallinde olup olmadığının tespiti ile diğer sanık ... ile birlikte suç saati ve sonrasında görüşme yapıp yapmadığı belirlendikten sonra hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 2-Sanık ...'ün polislerce yakalanması sonucu müştekinin bilgisayarının iade edilmiş olması karşısında hakkında hırsızlık suçundan TCK'nın 168. maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığı halde uygulanması, 3-Mala zarar verme suçundan kurulan hükümde TCK'nın 62. maddesi yerine sehven 59. madde yazılması, 4-Sanığın tekerrüre esas alınabilecek en ağır mahkumiyetin İstanbul 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 13.07.2005 kesinleşm tarihli 1986/3 Esas ve 1986/206 Karar sayılı kararına konu yağma suçundan hükmedilen 8 yıl 4 ay hapis cezası olduğu ve bu hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, daha az cezayı içeren ilamının tekerrüre esas alınması, 5-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine, aynı maddenin diğer haklar ile a, d ve e bentlerindeki hak yoksunluğun ise infaz tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, ayrıca T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ceza süresi ve tekerrür bakımından 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 25.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.