Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

15. Ceza Dairesi E. 2012/20129 K. 2014/13016

Karar Tarihi: 26 Haziran 2014 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 15. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2012/20129
Karar Numarası 2014/13016
Karar Tarihi 26 Haziran 2014

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #velayet #çek #dolandırıcılık

Karar Özeti

Sulh Ceza Mahkemesinin 21.08.2001 tarih, 2001/472 esas, ve 2001/ 467 karar sayılı ilamına konu olan 142.365.600 TL para cezası esas alınarak belirlenmesine” denilmek suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.06.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
15. Ceza Dairesi
Esas No: 2012/20129 Karar No: 2014/13016 Karar Tarihi: 26 Haziran 2014
15. Ceza Dairesi Esas No: 2012/20129 Karar No: 2014/13016 Karar Tarihi: 26.06.2014 15. Ceza Dairesi         2012/20129 E.  ,  2014/13016 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Sanık ...'ın, aracını satmak için gazeteye ilan veren katılanı aradığı, aracın satışı konusunda 23.000,00 TL karşılığında anlaştıkları, 100,00 TL Kaparo veren sanığın, aracı göstermelik olarak açtığı ... Otomotiv isimli işyerine getirmesini istediği katılanı parasının hemen geleceğini söyleyerek oyaladığı, temyiz dışı sanık ... ile sanığı notere göndererek işlemleri tamamlamalarını istediği, katılanın temyiz dışı sanık ...'a vekalet verip ... Otomotiv isimli işyerine döndüğünde sanığın, bakımını yaptırma bahanesi ile aracı uzaklaştırıldığı, bir süre sonra sanık ...'ın dışarı çıktığı, işyerinde bekleyen katılanı arayarak ... Akbank şubesi'ne gelmesini istediği, bu sırada aracın satışını yanında çalışan diğer sanık ...'ın üzerine yaptığı somut olayda; dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanık ...'ın hakkındaki Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2002 tarih, 2002/80 esas ve 2002/49 karar sayılı ilamındaki para cezasına dönüştürülmüş olması nedeni ile mükerrirlere özgü infaz rejiminin bu ilam esas alınarak uygulanması gerektiği gözetilmeden hükmolunan ceza miktarı itibariyle kesin olan Kırıkkale 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 21.08.2001 tarih, 2001/472 esas, ve 2001/ 467 karar sayılı ilamının tekerrür uygulamasına esas alınması Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanunun 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar 53. madde 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, her iki sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, "TCK'nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmın tamamen çıkartılarak yerine “Sanık ...'ın, Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2002 tarih, 2002/80 esas ve 2002/49 karar sayılı ilamı nedeni ile TCK 58/6 maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanunun 326/son maddesi uyarınca aleyhe değiştirmeme ilkesi gözetilerek 5275 sayılı Kanunun 108/2 maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın Kırıkkale 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 21.08.2001 tarih, 2001/472 esas, ve 2001/ 467 karar sayılı ilamına konu olan 142.365.600 TL para cezası esas alınarak belirlenmesine” denilmek suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.06.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.