Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

8. Hukuk Dairesi E. 2015/8488 K. 2017/10359

Karar Tarihi: 11 Eylül 2017 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 8. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2015/8488
Karar Numarası 2017/10359
Karar Tarihi 11 Eylül 2017

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #nafaka

Karar Özeti

MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 11.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/8488 Karar No: 2017/10359 Karar Tarihi: 11 Eylül 2017
8. Hukuk Dairesi Esas No: 2015/8488 Karar No: 2017/10359 Karar Tarihi: 11.09.2017 8. Hukuk Dairesi         2015/8488 E.  ,  2017/10359 K. MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Borçlu; müşterek çocuğun bir kısım sağlık, eğitim, kreş masraflarını karşıladığını, ayrıca banka aracılığıyla eşine nafaka ödemeleri yaptığını, buna ilişkin dekontları sunduğunu, nafakanın arttırımına ilişkin TÜFE oranının da fazla hesaplandığını ileri sürerek takibin iptalini talep etmiştir. Mahkemece, itirazın kısmen kabulü ile 13.415,00 TL asıl alacak takip tarihine kadar işlemiş 2.270,95 TL faiz alacağı olacak şekilde takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, borçlu tarafından temyiz edilmiştir. 1-) Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre borçlunun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-) Borçlunun diğer temyiz itirazlarına gelince; İlama dayalı takipte borcun ödendiği iddiası, İİK'nun 33. maddesinde belirtilen belgeler ile ispat edilmelidir. Yargıtay yerleşik içtihatlarıyla, nafaka borcunun ödendiğine ilişkin iddianın ispatı yönünde sunulan ödeme belgelerinin geçerli olabilmesi için açıkça nafaka borcuna atfen yapıldığının yazılı olması gerektiği koşulu, yeni uygulamalarla objektif kriterlerle yumuşatılmış olup; Dairemizin son içtihatlarında; nafaka borçları yönünden yapılan ödemelerin, aylık nafaka miktarına, bu miktara yakın ve düzenli olarak yapılması durumunda, ödeme belgelerinde nafaka borcuna ilişkin olduğuna dair atıf olmasa dahi, bu ödemelerin nafaka borcundan mahsubunun hakkaniyet kurallarına uygun düşeceği kabul edilmektedir. Zira işleyen nafaka borcu bulunan bir borçlunun yaptığı ödemelerin bu borç dışında ahlaki bir ödeme olduğunu kabul etmek hak kaybına neden olacaktır. Aksi düşünce, aşırı şekilcilik olup, hak zayiine ve mükerrer ödemelere neden olacağından kabulü mümkün değildir. Bu halde, borçlu tarafça müşterek çocuk için açıkca sebebi belirtilerek yapılan kreş, okul servis, kurs ödemeleri ve sağlık harcamalarının nafaka borcuna mahsubunun kabul edilmemesi doğru ise de; borçlu tarafından takip tarihinden önceki dönemde alacaklının hesabına açıklamasız olarak yapılan ve dekontları sunulan 28.02.2011, 11.04.2011, 26.08.2011, 06.03.2012, 10.05.2012, 18.07.2012, 30.06.2014 tarihli ödemelerin nafaka ödemesi olarak kabulü gerekirken, aksine kanaatle sonuca gidilmesi isabetsizdir. SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle borçlunun temyiz itirazları kısmen yerinde görüldüğünden kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, borçlunun sair temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 11.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.