Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

2. Ceza Dairesi E. 2018/410 K. 2019/501

Karar Tarihi: 10 Ocak 2019 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 2. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2018/410
Karar Numarası 2019/501
Karar Tarihi 10 Ocak 2019

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #çek #hırsızlık

Karar Özeti

Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/435 Esas – 2010/71 Karar sayılı ilamındaki hırsızlık suçundan verilen cezanın tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.01.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
2. Ceza Dairesi
Esas No: 2018/410 Karar No: 2019/501 Karar Tarihi: 10 Ocak 2019
2. Ceza Dairesi Esas No: 2018/410 Karar No: 2019/501 Karar Tarihi: 10.01.2019 2. Ceza Dairesi         2018/410 E.  ,  2019/501 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Müştekinin aracını satmak için internet üzerinden ilan vermesinin ardından, aracı alma bahanesiyle müşteki ile buluşan sanığın, deneme sürüşü yaptığı esnada araçtan ses geldiğini söyleyerek müştekinin araçtan inmesini sağladıktan sonra araçla birlikte kaçması şeklinde gerçekleşen olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2012/13-194 E - 2012/243 K sayılı kararında da belirtildiği üzere, somut olayda her ne kadar müşteki sanığa suça konu aracı satmak için aracın anahtarını başlangıçta özgür iradesiyle teslim etmiş ise de; bu iradenin aracı satmakla sınırlı olacağı, bu bağlamda sanık ile müşteki arasında aracın teslimine ilişkin hukuksal anlamda bir zilyetliğin devrinden söz edilemeyeceği gözetildiğinde bu aşamadan itibaren arabanın anahtarını sanığın haksız olarak elinde bulundurduğunun kabulü gerektiğinden, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 141/1. maddesi ile uygulama yapılması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan... . Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/435 Esas – 2010/71 Karar sayılı ilamında birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek, bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilamın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları, bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; sanık hakkında... Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/435 Esas – 2010/71 Karar sayılı ilamındaki hırsızlık suçundan verilen cezanın tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.01.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.