Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

15. Hukuk Dairesi E. 2010/6184 K. 2011/1838

Karar Tarihi: 24 Mart 2011 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 15. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2010/6184
Karar Numarası 2011/1838
Karar Tarihi 24 Mart 2011

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #sözleşme

Karar Özeti

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili gelmedi. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın ıslahla artırılan miktar da dikkate alınarak davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. bent uyarınca kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilmeyen davalı lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 24.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
15. Hukuk Dairesi
Esas No: 2010/6184 Karar No: 2011/1838 Karar Tarihi: 24 Mart 2011
15. Hukuk Dairesi Esas No: 2010/6184 Karar No: 2011/1838 Karar Tarihi: 24.03.2011 (Kapatılan)15. Hukuk Dairesi         2010/6184 E.  ,  2011/1838 K. Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili gelmedi. Davalı asil ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı asil ... dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesinin ayıplı ifası nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın ıslahla artırılan miktar da dikkate alınarak davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilâmı gereğince inceleme yazılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle 28.07.2003 dava tarihinin karar başlığında maddi hata sonucu 01.07.2008 olarak yazılmış olup mahallinde düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-HUMK'nın 87. maddesinin son cümlesinin Anayasa Mahkemesi'nin 20.07.1999 gün ve 1999/1 esas 1999/33 karar sayılı ilâmı ile iptâl edilmiş olması sebebiyle netice-i talebin ıslahla artırılması mümkün hale gelmiş ise de; yerel mahkemece inceleme yapılarak davanın kısmen kabulüne dair verilen ilk karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 08.04.2008 gün 2008/1307 esas 2008/2307 karar sayılı ilâmı ile eksik inceleme sebebiyle bozulmuştur. Bozmadan sonra yapılan yargılama sürecinde bilirkişi raporuyla zarar miktarının daha fazla olduğunun belirlenmesi üzerine davacı vekilince 21.01.2009 tarihli ıslah dilekçesiyle talep edilen miktar artırılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.10.2003 gün 2003/9-596 Esas-2003/601 Karar, 15.03.2006 gün 2006/9-21 Esas-2006/72 Karar ile 16.03.2005 gün 2005/13-97 Esas-2003/150 Karar sayılı ilâmlarına göre ancak bozmadan önce tahkikat yapılmaması halinde bozmadan sonra ıslah yoluyla istem sonucunun artırılması mümkün olduğu, aksi takdirde bozmadan sonra ıslah suretiyle netice-i talebin artırılamayacağı kabul edildiği ve somut olayda bozmadan önce tahkikat yapılmış olup bu durumda ıslah yoluyla talep artırılamayacağından ıslahla artırılan kısım dikkate alınmaksızın davanın sonuçlandırılması gerekirken bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. Öte yandan hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilâmında davadan önce temerrüdün varlığı kanıtlanmadan davadan önceki tarihten faize hükmedilmesinin de BK'nın 101. maddesine aykırı olduğu belirtilmiş olmasına, mahkemece bozmaya uyulmasına ve bozmadan önce davalıyı temerrüde düşürür ve yöntemine uygun bir uyarı bulunmamasına rağmen alacağın dava tarihi yerine temerrüde esas teşkil etmeyen daha önceki bir tarihten başlatılması da usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Kararın belirtilen nedenlerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilmeyen davalı lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 24.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.