Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

10. Ceza Dairesi E. 2013/13817 K. 2014/2544

Karar Tarihi: 10 Nisan 2014 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 10. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2013/13817
Karar Numarası 2014/2544
Karar Tarihi 10 Nisan 2014

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #N/A

Karar Özeti

fıkrasında, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymayan sanık hakkında davaya devam edilerek hüküm verileceği öngörüldüğünden; duruşma için sanığa gönderilen davetiyenin “tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığının iddia edilmesi nedeniyle, duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunması veya diyeceklerini duruşma gününe kadar yazılı olarak bildirmesi gerektiği, mazeretsiz olarak duruşmaya gelmediği ve diyeceklerini yazılı olarak bildirmediği takdirde tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığı kabul edilerek hakkında cezaya hükmolunabileceği” uyarısı ile birlikte duruşma tarihi ve saati yazılarak sanığa tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden, belirtilen nitelikte uyarıyı içeren davetiye tebligatı yapılmadan ya da sanık dinlenmeden mahkûmiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin CMUK'nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 10.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
10. Ceza Dairesi
Esas No: 2013/13817 Karar No: 2014/2544 Karar Tarihi: 10 Nisan 2014
10. Ceza Dairesi Esas No: 2013/13817 Karar No: 2014/2544 Karar Tarihi: 10.04.2014 10. Ceza Dairesi         2013/13817 E.  ,  2014/2544 K. Tebliğname No : 10 - 2013/320477 Mahkeme : ANTALYA 1. Sulh Ceza Mahkemesi Hüküm Tarihi- Numarası : 25.10.2010 - 2010/928 esas ve 2010/1108 karar Suç : Kullanmak için uyuşturucu Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: 31.12.2008 tarihinde 2008/145 esas ve 2008/1474 karar sayı ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının, kanun yoluna ilişkin olarak yapılan açıklamaların yeterli olması ve kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle 20.03.2009 tarihinde kesinleştiği; tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uyulmadığı gerekçesiyle 25.10.2010 tarihinde 2010/928 esas ve 2010/1108 karar sayı ile verilen mahkûmiyet hükmünün ise, 5271 sayılı CMK’nın 34. maddesinin ikinci ve 232. maddesinin altıncı fıkraları hükümlerine uygun olmaması nedeniyle sanığa yapılan tebligatın süre başlangıcına esas alınmasının mümkün olmaması karşısında kesinleşmediği, bu duruma göre; a) 28.07.2011 tarihinde, 2008/145 esas, 2008/1474 karar sayı ile sanığın 31.12.2008 tarihli hükme yönelik temyiz isteğinin harç yatırmaması nedeniyle reddine ilişkin olarak verilen kararın, b) 27.02.2012 tarihinde 2011/831 esas, 2012/267 karar sayı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olarak verilen kararın, c) 01.07.2013 tarihinde 2013/401 esas, 2013/625 karar sayı ile, hükmün açıklanması suretiyle verilen mahkûmiyet hükmünün, Hukukî değerden yoksun olduğu, sanığın 26.7.2013 tarihli temyiz dilekçesinin, kesinleşmeyen 25.10.2010 tarihli mahkûmiyet hükmüne yönelik, öğrenme üzerine ve süresinde temyiz isteği niteliğinde bulunduğu kabul edildiğinden, 25.10.2010 tarihli mahkûmiyet hükmünün incelenmesi sonucu; CMK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymayan sanık hakkında davaya devam edilerek hüküm verileceği öngörüldüğünden; duruşma için sanığa gönderilen davetiyenin “tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığının iddia edilmesi nedeniyle, duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunması veya diyeceklerini duruşma gününe kadar yazılı olarak bildirmesi gerektiği, mazeretsiz olarak duruşmaya gelmediği ve diyeceklerini yazılı olarak bildirmediği takdirde tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığı kabul edilerek hakkında cezaya hükmolunabileceği” uyarısı ile birlikte duruşma tarihi ve saati yazılarak sanığa tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden, belirtilen nitelikte uyarıyı içeren davetiye tebligatı yapılmadan ya da sanık dinlenmeden mahkûmiyet hükmü kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin CMUK'nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 10.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.