Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

11. Ceza Dairesi E. 2023/6432 K. 2024/2541

Karar Tarihi: 29 Şubat 2024 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 11. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2023/6432
Karar Numarası 2024/2541
Karar Tarihi 29 Şubat 2024

Yargıtay Hükmü: İSTEMİN REDDİNE

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #dolandırıcılık #silahlı terör örgütü

Karar Özeti

Ceza Dairesinin, yukarıda ayrıntılarına yer verilen temyize konu kararının katılan vekili tarafından kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.11.2022 tarihli ve 2022/11-436 Esas, 2022/705 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde dolandırıcılık suçunun işlendiği iddia edilen kamu davasında, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükmünün kanun yolunda usulünce kesinleşmiş olması ve yargılamaya esas 2010 KPSS sınavı ile kamu kurumuna yerleşmesi veya ataması bulunmadığı belirlenen sanık yönünden 10.07.2010 olan suç tarihinin 02.12.2016 olan maddenin yürürlük tarihinden önce olması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanma alanı bulunmadığı, diğer yandan dolandırıcılık suçunun 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince terör amacıyla işlenen ve bu nedenle cezasında artırım yapılması gereken suçlar arasında da sayılmadığı gözetilerek, inceleme konusu dosya bakımından sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin istinaf isteminin esastan reddi kararının temyiz kanun yoluna tabi olup olmadığının belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (son) bentlerinin dikkate alınması gerektiği kabul edilerek inceleme yapılmıştır. Yapılan ön inceleme ve yukarıda yer verilen kabule göre, sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu için 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (son) bentlerinde öngörülen cezanın türü ve miktarı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi tarafından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca verilen beraat kararının istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında;
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteğinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 29.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
11. Ceza Dairesi
Esas No: 2023/6432 Karar No: 2024/2541 Karar Tarihi: 29 Şubat 2024
11. Ceza Dairesi Esas No: 2023/6432 Karar No: 2024/2541 Karar Tarihi: 29.02.2024 11. Ceza Dairesi         2023/6432 E.  ,  2024/2541 K. MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1229 E., 2023/51 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının 23.01.2023 tarihli dilekçe ile hükmü temyiz ettikten sonra verdiği aynı 23.01.2023 tarihli dilekçesiyle temyizden vazgeçtiği anlaşılmakla, vaki temyizden vazgeçme nedeniyle, dosyanın İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, yukarıda ayrıntılarına yer verilen temyize konu kararının katılan vekili tarafından kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.11.2022 tarihli ve 2022/11-436 Esas, 2022/705 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde dolandırıcılık suçunun işlendiği iddia edilen kamu davasında, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükmünün kanun yolunda usulünce kesinleşmiş olması ve yargılamaya esas 2010 KPSS sınavı ile kamu kurumuna yerleşmesi veya ataması bulunmadığı belirlenen sanık yönünden 10.07.2010 olan suç tarihinin 02.12.2016 olan maddenin yürürlük tarihinden önce olması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanma alanı bulunmadığı, diğer yandan dolandırıcılık suçunun 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince terör amacıyla işlenen ve bu nedenle cezasında artırım yapılması gereken suçlar arasında da sayılmadığı gözetilerek, inceleme konusu dosya bakımından sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin istinaf isteminin esastan reddi kararının temyiz kanun yoluna tabi olup olmadığının belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (son) bentlerinin dikkate alınması gerektiği kabul edilerek inceleme yapılmıştır. Yapılan ön inceleme ve yukarıda yer verilen kabule göre, sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu için 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (son) bentlerinde öngörülen cezanın türü ve miktarı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi tarafından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca verilen beraat kararının istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteğinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 29. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.02.2024 tarihinde karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.