Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

11. Ceza Dairesi E. 2021/4551 K. 2022/16998

Karar Tarihi: 25 Ekim 2022 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 11. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2021/4551
Karar Numarası 2022/16998
Karar Tarihi 25 Ekim 2022

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #N/A

Karar Özeti

Sanığa yüklenen suçtan doğrudan zarar görüp kamu davasına katılma hakkı bulunan şikayetçi adına vekilinin katılma talebi hakkında bir karar verilmediği anlaşılmış ise de, katılan sıfatını alabilecek olan şikayetçinin, 5271 sayılı CMK'nin 260/1. maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmiş ise de; mükerrer yargılama olup olmadığının tespiti bakımından Adana 7. maddesi gereğince diğer yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA 25.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
11. Ceza Dairesi
Esas No: 2021/4551 Karar No: 2022/16998 Karar Tarihi: 25 Ekim 2022
11. Ceza Dairesi Esas No: 2021/4551 Karar No: 2022/16998 Karar Tarihi: 25.10.2022 11. Ceza Dairesi         2021/4551 E.  ,  2022/16998 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura kullanma ... Sanığa yüklenen suçtan doğrudan zarar görüp kamu davasına katılma hakkı bulunan şikayetçi adına vekilinin katılma talebi hakkında bir karar verilmediği anlaşılmış ise de, katılan sıfatını alabilecek olan şikayetçinin, 5271 sayılı CMK'nin 260/1. maddesi gereğince yasa yoluna başvurma hakkı bulunduğu kabul edilip aynı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek; 03.02.2016 tarih ve 2016/2713 Esas numaralı iddianame ile sanık hakkında 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçu yanında 2013 yılında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan da dava açılmış olmasına karşın bu konuda bir karar verilmediği dosyadan anlaşılmakla, zamanaşımı süresi içinde bu suç ve eylem yönünden mahkemesince hüküm kurulması mümkün görülerek yapılan incelemede: 1) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 tarihli, 2009/89 Esas ve 2009/243 Karar sayılı kararı ile uyum gösteren Genel Kurul ve Daire kararlarında açıklandığı üzere; ceza yargılanmasında sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulabileceğine ilişkin kuralın, fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir durumun varlığı hâlinde, başka bir deyişle derhal beraat hükmü verilmesi ile sınırlı olarak uygulanabileceği, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda ise sanığın savunması alınmadan hüküm kurulamayacağı gözetilmeden, 5271 sayılı CMK'nin 193/2. maddesine yanlış anlam verilerek sanığın savunması alınmaksızın hüküm kurulması, 2) ...Teknik Metal Şirketinin yetkilisi olan sanığın 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura kullandığı iddiasıyla açılan kamu davasında, tensip kararı ile birlikte sanığın 2011 yılına ilişkin eylemi ile ilgili olarak Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/292 Esas, 2012 yılına ilişkin eylemi ile ilgili olarak Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/802 Esas sayılı dava dosyalarında yargılandığı ve hüküm kurulduğu gerekçesiyle CMK 223/7. maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmiş ise de; mükerrer yargılama olup olmadığının tespiti bakımından Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/292 Esas sayılı dosyası ile Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/802 Esas sayılı dava dosyalarının duruşmaya getirtilip incelenmesi, vergi raporları ile verilen mütalaaların birlikte değerlendirerek, aynı takvim yılında farklı beyanname dönemlerinde birden fazla sahte fatura kullanılması halinde zincirleme şekilde işlenmiş sahte fatura kullanma suçunun oluşacağı da dikkate alınarak, belirtilen eksiklikler araştırılıp tamamlanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde doğrudan davanın reddine karar verilmesi, 3) Suçun sübutu halinde ise; hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK'nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi gereğince diğer yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA 25.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.