Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

18. Hukuk Dairesi E. 2011/3474 K. 2011/4513

Karar Tarihi: 4 Nisan 2011 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 18. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2011/3474
Karar Numarası 2011/4513
Karar Tarihi 4 Nisan 2011

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #tescil #kamulaştırma

Karar Özeti

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 04.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
18. Hukuk Dairesi
Esas No: 2011/3474 Karar No: 2011/4513 Karar Tarihi: 4 Nisan 2011
18. Hukuk Dairesi Esas No: 2011/3474 Karar No: 2011/4513 Karar Tarihi: 04.04.2011 (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi         2011/3474 E.  ,  2011/4513 K. MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; 1-2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 11.maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca arsa niteliğindeki taşınmaz malın değeri, kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanır. Emsalin sözcük anlamından da anlaşılacağı üzere dava konusu taşınmaza örnek teşkil edebilecek nitelikte olması gerekir. Örneğin, benzer yüzölçümlerde, bitişik ya da yakın adalarda bulunmak, aynı imar müsaadesine sahip olmak, fiyatlarda en azından yaklaşık değerde olmak gibi nitelikler “emsal”in seçilmesine esas alınması gereken unsurlardandır. Dava konusu taşınmaz bilirkişi raporlarındaki tespitlere göre; 20.088 m² alanlı, ilçe merkezine emsale göre daha yakın mesafede, çevresinde yapılaşmalar bulunan bir konumda olmasına karşın; emsal olarak değerlendirilmeye alınan 5779 parsel numaralı taşınmaz, ilçe merkezine daha uzak mesafede, etrafında fazla yapılaşma olmayan ve anayol kenarında bulunmayan yerde olup, dava konusu taşınmaza göre küçük yüzölçümlüdür. Emsal taşınmazın satış bedelinin endekslenerek değerlendirme tarihine getirilmesi sonucu bulunan m² değeri 1,492TL olup, dava konusu taşınmaz ise emsalden 10 kat daha değerlidir. Dava konusu taşınmaz ile bu denli özellik ve değer farkı bulunan taşınmazın uygun emsal olduğu kabul edilemez. Avanos gibi gelişmekte olan bir ilçede dava konusu taşınmaza daha çok benzer özellikte ve konumda taşınmazların bulunmadığı da söylenemez. Bu nedenle, resen araştırma yapılarak dava konusu taşınmaza emsal olabilecek taşınmazlar tespit edilerek, içlerinden seçilecek olanların satışlarına ait akit tabloları dosyaya getirtilip bunlara göre değerlendirme yapılması gerekirken, yanıltıcı olma olasılığı yüksek olan çok yüksek değerli, farklı konum ve alanlı taşınmazın emsal olarak kabulü, 2- Kamulaştırma Yasasının 15.maddesinin son fıkrasında, bilirkişilerce -aynı yasanın 11.maddesinin (f) bendi hükmü gözetilerek- yapılacak değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği günün (03.07.2003 dava tarihi) esas tutulacağı öngörülmüştür. Buna göre dava tarihi esas alınarak kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi gerekirken, hükme esas alınan ikinci bilirkişi kurulunca daha önceki bir tarihin değerlendirme tarihi olarak alınması, 3-Birinci bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın kamulaştırılan kesiminde 25 m³ yüzölçümlü duvar olduğu belirtilerek bu duvara da değer verilmesine karşın; mahkemece hükme esas alınan ikinci bilirkişi kurulu raporunda böyle bir duvarın olup olmadığı, var ise değerinin ne olduğunun tespit edilmemiş olması, 4-Dava konusu taşınmazın 135 m²’si kamulaştırıldığı ve kamulaştırılan bu kesime göre kamulaştırma bedeli tespit edildiği halde; taşınmazın sadece 35 m²’lik kısmının davacı idare adına tesciline karar verilmesi, Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 04.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.