Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

18. Hukuk Dairesi E. 2013/8525 K. 2013/10391

Karar Tarihi: 13 Haziran 2013 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 18. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2013/8525
Karar Numarası 2013/10391
Karar Tarihi 13 Haziran 2013

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #tescil #kamulaştırma

Karar Özeti

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
18. Hukuk Dairesi
Esas No: 2013/8525 Karar No: 2013/10391 Karar Tarihi: 13 Haziran 2013
18. Hukuk Dairesi Esas No: 2013/8525 Karar No: 2013/10391 Karar Tarihi: 13.06.2013 (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi         2013/8525 E.  ,  2013/10391 K. MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; 1-Mahkemece bozmadan önce verilen ilk kararda dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi olduğu tespit edilerek münavebeye buğday, ayçiçeği, patates ve kavun ürünleri alınmış olup, bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin bozma kararı ile dava konusu taşınmazın sulu olduğu yönünde tespit yapılmaksızın sulu kabul edilmesi doğru görülmediğinden mahkemece verilen karar bozulmuş olup dairemizin bozma kararı sonrasında dava konusu taşınmaz sulu kabul edilerek, bozma öncesi ile aynı münavebe ürünleri alınmış ancak münavebe ürünlerinin motorla sulandığı ve sulama giderlerine, ek su ile ek enerji bedeli eklendiği anlaşılmış olup bozma sonrası mahkemece verilen kararı sadece davalılar vekili temyiz etmiştir. Bozma sonrası hükme esas alınan bilirkişi raporunda münavebe ürünlerinde ek enerji ve ek sulama bedelinin üretim giderine eklenmesi suretiyle rapor tanzim edilmiş ise de sadece üretim giderlerine dokunulması ve bozma sonrası davacı yararına kazanılmış usuli hak kuralı dikkate alınması gerekirken bozma öncesi münavebeye alınmış olan patates ürününün dekar başına ortalama verimi 3350 kg ve kavun ürününün dekar başına ortalama verimi 1400 kg iken bozma sonrası hükme esas alınan bilirkişi raporunda patates ürününün dekar başına ortalama veriminin 3700 kg ve kavun ürününün dekar başına ortalama veriminin 1450 kg alınmış olması, 2-Mahkemece bozma öncesinde verilen ilk kararda dava konusu taşınmaza %30 objektif artış verildiği ve Dairemizin bozma kararı ile dava konusu taşınmaza %20 objektif artış oranının verilmesi gerektiği belirtildiği halde, bozma sonrası hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza %10 objektif artış oranının verilmesi, 3-Dava konusu taşınmazın 10725.60 m² olduğu, bunun 5233.22 m²'sinin kamulaştırıldığı ve kamulaştırmadan geriye 5492.38 m²'lik kesimin kaldığı anlaşılmış olup, mahkemece bozma öncesinde verilen ilk kararda dava konusu taşınmazın kamulaştırılması sonrasında kalan 5492.38 m²'lik kesimi için %25 değer kaybı verilmiş olmasına rağmen, bozma sonrasında hükme esas alınan bilirkişi raporunda kamulaştırma sonrası kalan 5492.38 m²'lik alan için, bozma öncesi verilmiş olan %25 lik değer kaybının verilmemiş olması, 4-Dava konusu taşınmazın kamulaştırılan kesiminin 5233.22 m² olduğu halde, bozma sonrası hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın kamulaştırılan kesiminin yüzölçümü 3087.27 m² alınmak suretiyle hesaplamanın bu yüzölçümü üzerinden yapılmış olması, Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.