Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

5. Ceza Dairesi E. 2022/4471 K. 2023/10299

Karar Tarihi: 24 Ekim 2023 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 5. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2022/4471
Karar Numarası 2023/10299
Karar Tarihi 24 Ekim 2023

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #çek #görevi kötüye kullanma

Karar Özeti

Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.11.2011 tarihli ve 2011/11833 Soruşturma, 2011/5164 Esas, 2011/2980 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde temyiz incelemesine konu karar verilmiştir. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2021/157 Esas, 2021/128 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.10.2023 tarihinde karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
5. Ceza Dairesi
Esas No: 2022/4471 Karar No: 2023/10299 Karar Tarihi: 24 Ekim 2023
5. Ceza Dairesi Esas No: 2022/4471 Karar No: 2023/10299 Karar Tarihi: 24.10.2023 5. Ceza Dairesi         2022/4471 E.  ,  2023/10299 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/157 Esas, 2021/128 Karar SUÇ : Zincirleme icrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.11.2011 tarihli ve 2011/11833 Soruşturma, 2011/5164 Esas, 2011/2980 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. ... (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin, 17.04.2013 tarihli ve 2011/567 Esas, 2013/278 sayılı Kararı ile görevi kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiş, kararın O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 24.10.2019 tarihli ve 2015/6527 Esas, 2019/10145 sayılı Kararı ile esasa ilişkin nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde temyiz incelemesine konu karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyizi, müvekkili hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereği zamanaşımı süresini kesen son işlemin 26.12.2012 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu ve sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2021/157 Esas, 2021/128 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2023 tarihinde karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.