Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

11. Hukuk Dairesi E. 2011/3357 K. 2011/5524

Karar Tarihi: 6 Mayıs 2011 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 11. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2011/3357
Karar Numarası 2011/5524
Karar Tarihi 6 Mayıs 2011

Yargıtay Hükmü: İSTEMİN REDDİNE

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #sözleşme

Karar Özeti

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 06.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2011/3357 Karar No: 2011/5524 Karar Tarihi: 6 Mayıs 2011
11. Hukuk Dairesi Esas No: 2011/3357 Karar No: 2011/5524 Karar Tarihi: 06.05.2011 11. Hukuk Dairesi         2011/3357 E.  ,  2011/5524 K. MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.04.2008 gün ve 2007/328-2008/164 sayılı kararı bozan Daire’nin 20.10.2010 gün ve 2009/6-2010/10545 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı anonim şirketin ortağı olup, şirketin 06.03.2007 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan ve şirket esas sözleşmesinin 3 ve 16. maddeleri hükümlerini değiştiren kararların kazanılmış hakları ortadan kaldıran nitelikte olup, iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, davalı şirketin 06.03.2007 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan ve şirket esas sözleşmesinin 3. maddesinin 18 ve 20.fıkraları ile 16.maddesini değiştiren kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı taleplerinin yersiz ve dayanaksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, şirketin amaç ve konusunu da düzenleyen esas sözleşmenin 3.maddesinde yapılan değişikliğin iyiniyet kurallarına aykırılık oluşturup oluşturmadığı ve özellikle esas sözleşmenin 16. maddesi olan kârın tespiti ve dağıtımına ilişkin TTK’nun 466/3. maddesindeki hükmü saklı tutan maddenin metnindeki öngörülen değişikliğin şirkette pay sahibi olan davacı ile birlikte diğer pay sahiplerinin kazanılmış haklarını ihlal edip etmediğine ilişkin olduğu, davalı şirkete ait bir kısım gayrimenkullerin parsellendirilmesi, ifrazı ve tevhidi ile ilgili işlemlere başlanıldığı, imar düzenlemesi bakımından dosya kapsamındaki belgelerden de anlaşılacağı üzere belediyeye gerekli başvuruların yapıldığı ve belediye tarafından özellikle ifrazla ilgili bazı hususların şirket tarafından yerine getirilmesinin istendiği, dolayısıyla davalı şirketin amaç ve konuya ilişkin 3.maddedeki değişikliği yapması bakımından bir gerekliliğin var olduğu, ancak taraflar arasındaki uyuşmazlık bakımından bu değişikliğin içeriği ile ilgili davalı şirkete tahsis edilen gayrimenkuller de dahil olmak üzere tüm gayrimenkuller bakımından her türlü tasarruf işlemini davalı şirketin amaç ve konusuna dahil edilmek sureti ile yönetim kurulunun tek söz sahibi haline getirilmesinin iyiniyet kuralları ile bağdaşıp bağdaşmayacağının çözümünün gerektiği, 3.maddedeki değişiklikler bakımından şirketin işleyişinin sınırlanmamasının amaçlandığının söylenebileceği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile 06.03.2007 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan davalı şirketin amaç ve konusuna ilişkin esas sözleşmenin 3. maddesinde yapılan değişikliğin iyiniyet kurallarına aykırı olduğu için ve kâr payı alma hakkına ilişkin esas sözleşmenin 16. maddesinde yapılan değişikliğin pay sahiplerinin müktesep haklarını ihlal eder nitelikte olması nedeniyle iptaline dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur. Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 06.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.