Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

12. Hukuk Dairesi E. 2011/15238 K. 2012/3901

Karar Tarihi: 16 Şubat 2012 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 12. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2011/15238
Karar Numarası 2012/3901
Karar Tarihi 16 Şubat 2012

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #nafaka

Karar Özeti

sayılı kararında, dava tarihi olan 15.09.2009'dan itibaren müşterek çocuk için aylık toplam 1.000,00 TL. iştirak nafakasına hükmedilmiştir. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 16/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
12. Hukuk Dairesi
Esas No: 2011/15238 Karar No: 2012/3901 Karar Tarihi: 16 Şubat 2012
12. Hukuk Dairesi Esas No: 2011/15238 Karar No: 2012/3901 Karar Tarihi: 16.02.2012 12. Hukuk Dairesi         2011/15238 E.  ,  2012/3901 K. MAHKEMESİ : Marmaris İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 13/04/2011 NUMARASI : 2011/141-2011/185 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklının takibine dayanak yaptığı Marmaris 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kesinleşen 20.01.2011 tarih ve 2009/402 E. - 2011/9 K. sayılı kararında, dava tarihi olan 15.09.2009'dan itibaren müşterek çocuk için aylık toplam 1.000,00 TL. iştirak nafakasına hükmedilmiştir. Borçlu, ilama göre yaptığı ödemeler mahsup edilmeksizin tamamının takibe konu edilmesinin doğru olmadığından bahisle düzeltilmesi isteği ile icra mahkemesine başvurmuştur.  Yargılama aşamasında, mahkemece, Dairemizin önceki içtihatları doğrultusunda inceleme yapılarak, ödeme belgelerinde "nafakaya ilişkindir" kaydı bulunmadığından bu ödemelerin nafaka borcuna ait olmadığı sonucunu doğuracak şekilde değerlendirme yapıldığı görülmektedir. Ancak Dairemizce, borçlunun birbirini takip eden tarihlerde, tüm nafaka borcunu kapsamasa dahi bir takım ödemeler yapması ve yapılan bu ödemelerin nafaka borcuna ilişkin olduğuna dair bir açıklamanın bulunmaması halinde dahi ödenen miktar nispetinde borçlunun nafaka borcundan kurtulacağı kabul edilerek, bu yönde içtihad değişikliğine gidilmiştir. Zira işleyen nafaka borcu bulunan bir borçlunun, yaptığı ödemelerin, bu borç dışında, ahlaki bir ödeme olduğunu kabul etmek aşırı şekilcilik olup hak kaybına neden olmaktadır. Kaldı ki, zorunlu da olsa, nafaka borcu da nitelik itibariyle temelde ahlaki bir görevin yerine getirilmesi amacına yönelik ödemedir.  Hal böyle olunca  borçlu tarafça takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde yapılan tüm ödemelerin (açıkça alacaklı tarafça nafaka dışındaki bir alacağa ilişkin olduğu ispat edilmediği sürece), ödeme belgesinde nafaka borcuna mahsuben yapıldığına dair açık atıf olmasa dahi nafaka borcuna mahsuben yapıldığı kabul edilmelidir. Diğer taraftan, takibin kesinleşmesinden önceki dönemde yapılan ödemelerin ise, ahlaki ödevin ifası olarak değerlendirilip nafaka borcundan mahsup edilemeyeceği düşünülmelidir.  Mahkemece ödeme belgeleri getirtilerek ödeme tarihleri ve ödenen miktarlar da nazara alınmak suretiyle gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken önceki Daire görüşü doğrultusunda hüküm tesisi doğru görülmediğinden   değiştirilen daire görüşüne uygun değerlendirme yapılarak karar verilmesini teminen kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 16/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.        

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.