Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

11. Ceza Dairesi E. 2021/19613 K. 2022/3828

Karar Tarihi: 9 Mart 2022 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 11. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2021/19613
Karar Numarası 2022/3828
Karar Tarihi 9 Mart 2022

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #çek #dolandırıcılık

Karar Özeti

Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık ve müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,
B) Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde:
Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
11. Ceza Dairesi
Esas No: 2021/19613 Karar No: 2022/3828 Karar Tarihi: 9 Mart 2022
11. Ceza Dairesi Esas No: 2021/19613 Karar No: 2022/3828 Karar Tarihi: 09.03.2022 11. Ceza Dairesi         2021/19613 E.  ,  2022/3828 K. MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet Gerekçeli karar başlığında 14.04.2010 olarak yazılan suç tarihinin, suça konu çekin sanık tarafından müşteki ...'ne verildiği 14.12.2009 tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. A) Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde: Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Antalya 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/262 Esas, 2013/348 Karar sayılı ilamının suç tarihinden sonra kesinleştiği anlaşıldığından tekerrüre esas alınamayacağı, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli, 2013/8-151/304 sayılı kararında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği, sanığa ait adli sicil kaydı incelendiğinde sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek en ağır cezayı içeren Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/355 Esas ve 2009/78 Karar sayılı ilamının tekerrür oluşturabileceği, ilama konu dolandırıcılık suçunun hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik CMK’nin 253/1. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamına alınması karşısında; 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK'nin 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilip getirilmediği araştırıldıktan sonra sonucuna göre söz konusu ilam ya da adli sicil kaydında yer alan diğer ilamlar esas alınarak TCK'nin 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun ve 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık ve müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA, B) Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde: Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 14.12.2009 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık ve müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 09.03.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.