Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

8. Hukuk Dairesi E. 2014/7705 K. 2015/14128

Karar Tarihi: 29 Haziran 2015 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 8. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2014/7705
Karar Numarası 2015/14128
Karar Tarihi 29 Haziran 2015

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #boşanma #çek #sözleşme

Karar Özeti

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Katılma alacağı, değer artış payı ..... maddesinde düzenlenen “Dürüst Davranma” kuralına da aykırılık teşkil ettiği ve hakkın kötüye kullanılması anlamına geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine 29.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/7705 Karar No: 2015/14128 Karar Tarihi: 29 Haziran 2015
8. Hukuk Dairesi Esas No: 2014/7705 Karar No: 2015/14128 Karar Tarihi: 29.06.2015 8. Hukuk Dairesi         2014/7705 E.  ,  2015/14128 K. MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Katılma alacağı, değer artış payı ..... ile..... aralarındaki katılma alacağı, değer artış payı davasının reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 31.01.2014 gün ve 93/16 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, müvekkilinin bankadan çektiği kredi ile davalı adına satın aldığı traktörün iade edilmediğini ileri sürerek, traktörü aynen iadesi ve ya bedelinin davalıdan alınarak davcıya verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacı ile aralarında düzenledikleri anlaşmalı boşanma protokolünde hiçbir alacak ve vereceklerinin olmadığını beyan ettiklerini, dava konusu traktörün davalının evlenmeden önce sahip olduğu 60 adet keçinin satılması sonucunda elde ettiği gelir ile alındığını, savunarak davanın reddini istemiştir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde HMK 141. maddesi uyarınca iddialarını genişleterek; tarafların evlenmeden önce var olan hayvanları satarak yeni hayvanlar aldıklarını, davalının ise bu hayvanların tamamını sattığını, bu bedel üzerinden değer artış payı alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesini beyan etmiştir. Mahkemece, davacının boşanma dava dosyasına sunduğu dava dilekçesindeki kabulünü mahkeme önündeki beyanıyla da doğruladığı, anlaşılan şartlarda boşanmaya karar verilmesini talep ve kabul etmesine ve davalı kocanın da bu anlaşmadaki düzenlemeye güvenerek boşanmayı kabul ettiğine göre, bundan sonra davacının bu anlaşmaya aykırı olarak ve boşanma davasındaki beyan ve dilekçelerini yok sayarak, görülmekte olan eldeki davayı açıp karşılıklı talep ve kabule aykırı olarak talepte bulunmasının TMK’nun 2. maddesinde düzenlenen “Dürüst Davranma” kuralına da aykırılık teşkil ettiği ve hakkın kötüye kullanılması anlamına geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, katılma alacağı ve değer artış payı isteğine ilişkindir. Somut olaya gelince, tarafların boşanma dosyasına malvarlığı haklarına ilişkin düzenleme içeren yazılı boşanma anlaşması sundukları, ancak TMK 166/1. maddesi uyarınca anlaşmalı boşanma koşulları oluşmadığından mahkeme boşanma davasını çekişmeli boşanma davası (TMK m. 166/2,3) olarak yürütüp boşanmaya karar verildiği, yazılı boşanma anlaşmasının boşanmanın eki haline getirilmediği anlaşılmaktadır. -//- Yazılı boşanma anlaşmasındaki boşanmanın fer'i niteliğinde olmayan mali haklara ilişkin düzenleme, anlaşmalı boşanma şartına bağlı bir sözleşme niteliğinde olup, anlaşmalı boşanma şartı gerçekleşmediğinden herhangi bir hukuki sonuç doğurmaz. Taraflar anlaşmalı olarak boşanmadıklarına ve bu sebeple taraflar arasındaki yazılı boşanma anlaşması boşanmanın eki haline getirilmediğine göre, bu yazılı boşanma anlaşmasına aykırı davranmanın TMK'nun 2. maddesi anlamında dava hakkının kötüye kullanılması olarak değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi isabetli değildir. Mahkemece yapılacak iş, davanın esasına girip talepler ve gösterilen delillere göre inceleme yapılıp gerçekleşecek sonuca göre karar vermekten ibarettir. Bu nedenle açıklanan yönde işlem yapmak üzere hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda gösterilen sebeple ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine 29.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.