Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

5. Ceza Dairesi E. 2023/4919 K. 2024/10943

Karar Tarihi: 4 Kasım 2024 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 5. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2023/4919
Karar Numarası 2024/10943
Karar Tarihi 4 Kasım 2024

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #görevi kötüye kullanma

Karar Özeti

Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2014 tarihli ve 2014/160 Esas, 2014/97 sayılı Kararın Yargıtay denetiminden geçip onandıktan sonra, söz konusu karara karşı Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmak üzere katılanın oğlu hükümlünün müdafiiliğini üstlenip, 4.000 TL vekalet ücreti aldığı halde hiçbir işlem yapmadığı gibi katılana gerçeğe aykırı bilgiler vererek oyaladığı iddiasıyla son soruşturmanın açılmasına karar verilmiş ise de, katılanın oğlu tarafından 04.09.2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulduğu, bireysel başvuruyu müteakip İzmir 12. Ceza Dairesinin, 24.10.2019 tarihli ve 2019/2996 Esas, 2019/3407 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca gereği için kararı veren İzmir 7.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
5. Ceza Dairesi
Esas No: 2023/4919 Karar No: 2024/10943 Karar Tarihi: 4 Kasım 2024
5. Ceza Dairesi Esas No: 2023/4919 Karar No: 2024/10943 Karar Tarihi: 04.11.2024 5. Ceza Dairesi         2023/4919 E.  ,  2024/10943 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2996 Esas, 2019/3407 Karar SUÇ : İcraî davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; 7343 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile 1136 sayılı Kanun'a eklenen ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren geçici 24. madde ile 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle 1136 sayılı Kanun'un 59. maddesine eklenen beşinci fıkra uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1) İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2019 tarihli ve 2018/399 Esas, 2019/212 sayılı Kararı ile sanığın icraî davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-3-5 ve 58/6. madde ve fıkraları gereği hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 2) İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 24.10.2019 tarihli ve 2019/2996 Esas, 2019/3407 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, kararın hukuka aykırı olduğuna, mükerrir sayılmasına neden olan mahkeme kararı ile şikayet tarihi arasında üç yıllık yasal sürenin geçmiş olmasına rağmen yanılgıya düşülerek hüküm kurulduğuna, usul ve yasaya aykırı Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına ve sair hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE Suç tarihinde Bursa Barosuna kayıtlı avukat olan sanık hakkında, katılanın oğlunun mahkumiyetine dair İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2014 tarihli ve 2014/160 Esas, 2014/97 sayılı Kararın Yargıtay denetiminden geçip onandıktan sonra, söz konusu karara karşı Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmak üzere katılanın oğlu hükümlünün müdafiiliğini üstlenip, 4.000 TL vekalet ücreti aldığı halde hiçbir işlem yapmadığı gibi katılana gerçeğe aykırı bilgiler vererek oyaladığı iddiasıyla son soruşturmanın açılmasına karar verilmiş ise de, katılanın oğlu tarafından 04.09.2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulduğu, bireysel başvuruyu müteakip İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/160 Esas sayılı dosyasındaki yargılamada katılanın oğlunun müdafiiliğini üstlenen avukat tarafından 03.06.2016 tarihinde Anayasa Mahkemesine savunma dilekçesi sunulduğu, sanık avukat ile katılan arasındaki vekalet ilişkisinin Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılmasının ve savunma dilekçesinin sunulmasının ardından 05.10.2016 tarihinde kurulduğu tespit edilmekle, sanık avukat hakkında son soruşturmanın açılmasına karar verilme nedeni de dikkate alınarak, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 257. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturması için, görevin gereklerine aykırı davranış yanında objektif cezalandırma şartı olan “kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olunması" ya da "kişilere haksız bir menfaat sağlanması" şartlarından birinin de bulunması gerektiği, bu itibarla sanık hakkında objektif cezalandırma koşullarından birinin oluşup oluşmadığının, oluştuysa ne biçimde oluştuğunun denetime imkan verecek biçimde karar yerinde tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca gereği için kararı veren İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.