Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

19. Hukuk Dairesi E. 2018/834 K. 2019/5329

Karar Tarihi: 27 Kasım 2019 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 19. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2018/834
Karar Numarası 2019/5329
Karar Tarihi 27 Kasım 2019

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN ONANMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #icra takibi #itirazın iptali #menfi tespit #sözleşme

Karar Özeti

Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davası hakkında Yalova 2. İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının, davalı banka ile dava dışı borçlu arasında imzalanan 29/12/2010 tarihli genel tarımsal krediler sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil ve ipotek borçlusu sıfatıyla imzaladığı, söz konusu sözleşmeye istinaden kullandırılan kredilerin teminatı olarak taşınmazlarını ipotek verdiği, kredi borcunun vadesinde ödenmemesi nedeni ile dava dışı borçlu ve davacı hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ayrı ayrı icra takibi başlatıldığı, davalının takibe yapmış olduğu itirazın iptali için açılan iş bu davanın yargılaması devam ederken icra takibine konu borcun dava dışı borçlu tarafından ödendiğinden, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27.11.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/834 Karar No: 2019/5329 Karar Tarihi: 27 Kasım 2019
19. Hukuk Dairesi Esas No: 2018/834 Karar No: 2019/5329 Karar Tarihi: 27.11.2019 19. Hukuk Dairesi         2018/834 E.  ,  2019/5329 K. MAHKEMESİ: Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davası hakkında Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen 2014/439 esas ve 2017/310 karar sayılı ve 14.09.2017 tarihli hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi tarafından verilen davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine yönelik kararın süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davalı banka ve dava dışı borçlu arasında düzenlenen genel tarımsal krediler sözleşmesini davacının kefil sıfatıyla imzaladığını, dava dışı borçluya kullandırılan kredinin teminatı olarak dava dışı borçluya ait dört adet taşınmaz ve davacıya ait iki adet taşınmaz üzerine ipotek konulduğunu, kredi borcunun vadesinde ödenmemesi nedeni ile dava dışı borçlu ve davacı hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ayrı ayrı icra takibi başlatıldığını, davacı kefil hakkında takip koşullarının oluşmadığını, davacının borca kefaletinin geçerli olmadığını ileri sürerek, Yalova 1. İcra Müdürlüğü’nün 2014/180 esas sayılı dosyası ile davacı kefil hakkında başlatılan takip nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davalı banka ile dava dışı borçlu arasında 29.12.2010 tarihinde 250.000.-TL limitli genel tarımsal krediler sözleşmesi akdedildiği, davacının bu sözleşmeyi ipotek borçlusu ve müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, davalının bu sözleşmeye dayanarak önce asıl borçluya ait teminatları paraya çevirmeden, davacı aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatmasında veya her ikisi yönünden aynı anda takip başlatmasında hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının, davalı banka ile dava dışı borçlu arasında imzalanan 29/12/2010 tarihli genel tarımsal krediler sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil ve ipotek borçlusu sıfatıyla imzaladığı, söz konusu sözleşmeye istinaden kullandırılan kredilerin teminatı olarak taşınmazlarını ipotek verdiği, kredi borcunun vadesinde ödenmemesi nedeni ile dava dışı borçlu ve davacı hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ayrı ayrı icra takibi başlatıldığı, davalının takibe yapmış olduğu itirazın iptali için açılan iş bu davanın yargılaması devam ederken icra takibine konu borcun dava dışı borçlu tarafından ödendiğinden, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesince, davalı banka ile dava dışı borçlu arasında imzalanan genel tarımsal krediler sözleşmesini davacının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığı, hem asıl borçlu hem de davacı kefilin bu sözleşmenin teminatı olarak taşınmazlarını ipotek olarak verdiği, 6098 sayılı T.B.K. sözleşme tarihinde yürürlükte olmadığından, bu kanunun kefalete ilişkin hükümlerinin davaya konu uyuşmazlıkta uygulanamayacağı, sözleşme tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 487. maddesine göre, kefil, borçlu ile beraber müşterek müteselsil borçlu sıfatı ile veya bu gibi diğer bir sıfatla borcun ifasını kabul etmişse alacaklının asıl borçluya müracaat ve rehinleri paraya çevirmeden evvel kefil aleyhinde takip başlatabileceği, icra takibine konu borcun dava sırasında borçlu tarafından ödendiği ve davanın konusu kalmadığı gerekçesiyle, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, davanın açılmasına davalı sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davacının sorumlu tutulmasının usul ve esas yönünden yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27.11.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.