Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

11. Hukuk Dairesi E. 2018/2669 K. 2019/4220

Karar Tarihi: 10 Haziran 2019 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 11. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2018/2669
Karar Numarası 2019/4220
Karar Tarihi 10 Haziran 2019

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN ONANMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #tescil #usulsüzlük

Karar Özeti

HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı markalarının kullanılacağı hizmetler aynı olmakla birlikte her iki tarafa ait markaların asli unsurlarının benzer olmadığı, ortalama tüketicilerin markalar arasındaki farklılığı algılayabilecekleri, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davalı başvurusu ile davacı markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10/06/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/2669 Karar No: 2019/4220 Karar Tarihi: 10 Haziran 2019
11. Hukuk Dairesi Esas No: 2018/2669 Karar No: 2019/4220 Karar Tarihi: 10.06.2019 11. Hukuk Dairesi         2018/2669 E.  ,  2019/4220 K. MAHKEMESİ: ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/12/2016 tarih ve 2015/269 E. - 2016/308 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 23/03/2018 tarih ve 2017/1488-2018/321 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkilinin "MARS" esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, davalı ... tarafından yapılan 2013/70072 sayılı 35 ve 41. sınıflarda geçerli "BARS+Şekil" ibareli marka başvurusuna, müvekkilince yapılan itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, müvekkiline ait “MARS” esas unsurlu markalar ile başvuru markasının ayırt edilemeyecek seviyede benzer olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, markaların aynı mal ve hizmetleri kapsadıklarını, başvurunun dürüstlük kuralına aykırı olarak haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek YİDK'nın 2015-M-3966 sayılı kararının iptalini, anılan başvuru markasının tescili halinde hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir. Davalı kurum vekili; başvuru markası ile davacı markalarının benzer olmadığını, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır. İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı markalarının kullanılacağı hizmetler aynı olmakla birlikte her iki tarafa ait markaların asli unsurlarının benzer olmadığı, ortalama tüketicilerin markalar arasındaki farklılığı algılayabilecekleri, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davalı başvurusu ile davacı markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin istinaf başvurusunun, iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgiyle çözümlenmesinin mümkün olduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporuna itibar edilmemesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden kanuna uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10/06/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.