Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

14. Ceza Dairesi E. 2018/8354 K. 2019/742

Karar Tarihi: 6 Şubat 2019 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 14. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2018/8354
Karar Numarası 2019/742
Karar Tarihi 6 Şubat 2019

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #boşanma #cinsel istismar

Karar Özeti

ihtisas kurulundan rapor alındıktan sonra neticesine göre uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
babası olan sanık ...'le ilgili müdafisi tarafından aşamalarda cezai sorumluluğunun bulunmadığı iddia edildiğinden sanık ...'in suç tarihinde 5237 sayılı TCK'nın 32. maddelerine muhalefet edilmesi,
Olaydan önce Üsküdar Devlet Hastanesi sağlık kurulunca düzenlenip dosyada yer alan 06.06.2013 günlü özürlü raporunda mağdurede sınırlı düzeyde zihinsel yetersizlik bulunduğunun bildirilmesi ve ilk derece mahkemesince bu hususta ayrıntılı sağlık kurulu raporu aldırılmaması karşısında, mağdurede herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, varsa bundan dolayı olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağı, fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olup olmadığı, durumunun hekim olmayanlar ile kendisini tanıyanlar ve çevresinde yaşayanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği hususlarında İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, 06.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
14. Ceza Dairesi
Esas No: 2018/8354 Karar No: 2019/742 Karar Tarihi: 6 Şubat 2019
14. Ceza Dairesi Esas No: 2018/8354 Karar No: 2019/742 Karar Tarihi: 06.02.2019 14. Ceza Dairesi         2018/8354 E.  ,  2019/742 K. MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğun basit cinsel istismarı HÜKÜM : Sanıkların atılı suçtan mahkumiyetlerine dair İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 04.05.2017 gün ve 2016/346 Esas, 2017/213 Karar sayılı hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Suç tarihi dönemde on yaşında olan mağdurenin soruşturma evresinde kolluk tarafından görüntülü ifadesinin alınmasının ardından mahkemece dinlenilmesinden vazgeçilmesi karşısında soruşturma ifadesine ait CD duruşmada izlenip, tarafların buna karşı beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden söz konusu ifadeye istinaden mahkumiyet hükümleri kurulmuş ise de; mağdurenin aynı zamanda olayın tek tanığı olması ve maddi gerçeğin ortaya çıkartılıp, bu kapsamda savunma hakkının kısıtlanmaması açısından mağdure ile duruşmada dinlenilmeyen müştekinin teminiyle ayrıntılı beyanları alındıktan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği nazara alınmadan yazılı şekilde hükümler kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 210/1, 217, 236/2. maddelerine muhalefet edilmesi, Olaydan önce Üsküdar Devlet Hastanesi sağlık kurulunca düzenlenip dosyada yer alan 06.06.2013 günlü özürlü raporunda mağdurede sınırlı düzeyde zihinsel yetersizlik bulunduğunun bildirilmesi ve ilk derece mahkemesince bu hususta ayrıntılı sağlık kurulu raporu aldırılmaması karşısında, mağdurede herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, varsa bundan dolayı olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağı, fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olup olmadığı, durumunun hekim olmayanlar ile kendisini tanıyanlar ve çevresinde yaşayanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği hususlarında İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. ihtisas kurulundan rapor alındıktan sonra neticesine göre uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, babası olan sanık ...'le ilgili müdafisi tarafından aşamalarda cezai sorumluluğunun bulunmadığı iddia edildiğinden sanık ...'in suç tarihinde 5237 sayılı TCK'nın 32. maddesi kapsamında cezai sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu 4 ihtisas kurulundan rapor aldırılması gerektiği nazara alınmadan yazılı şekilde hükümler kurulması, Sanık ... müdafisince, mağdurenin annesi müşteki tarafından sanık aleyhine açılan boşanma davasında kullanılmak üzere olay tarihinden yaklaşık iki yıl sonra şikayetçi olunduğunun belirtilmesi karşısında, müşteki ile sanık ... arasında görülerek sonuçlanan İstanbul Anadolu 9. Aile Mahkemesinin 2016/377 Esas, 2018/500 Karar sayılı dava dosyasının aslı veya onaylı sureti de getirtilerek incelendikten sonra toplanacak delillere göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilerek ilk derece mahkemesince sanıkların müsnet suçtan mahkumiyetlerine dair kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine, yazılı şekilde esastan reddine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri, sanık ..., katılan Bakanlık vekili ile mağdure temsil kayyımının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 07.11.2017 gün ve 2017/3060 Esas, 2017/2461 Karar sayılı vaki istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, 06.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.