Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

19. Hukuk Dairesi E. 2010/3842 K. 2010/12351

Karar Tarihi: 3 Kasım 2010 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 19. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2010/3842
Karar Numarası 2010/12351
Karar Tarihi 3 Kasım 2010

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #menfi tespit #çek #bono

Karar Özeti

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. ile ticari ilişkisinin bulunmadığını, bu miktarda alış veriş yapacak ekonomik güçleri bulunmadığını iddia etmesinin davalıların kötüniyetli hamil olduğunu ispatlamaya yeterli olamayacağından her iki davalıya yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2010/3842 Karar No: 2010/12351 Karar Tarihi: 3 Kasım 2010
19. Hukuk Dairesi Esas No: 2010/3842 Karar No: 2010/12351 Karar Tarihi: 03.11.2010 (Kapatılan)19. Hukuk Dairesi         2010/3842 E.  ,  2010/12351 K. Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, mahkemenin 2003/1442 esas sayılı dosyasında, müvekkili kooperatife ait kooperatifin yetkili temsilcileri tarafından önceden imzalanıp bırakılan çek ve bonoların kooperatifte çalışan ... tarafından ele geçirilerek ...’e verildiğini ve bu bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiğini, mahkemenin bu dosyası ile birleşen 2005/221 esas sayılı dosyasında davalı ... hakkında mahkemenin 2003/1442 esas sayılı dosyasında dava konusu yaptıkları bonolardan 06.08.2001 vade tarihli 5.737 DM bedelli bononun Antalya 1.İcra Müdürlüğünün 2004/6240 sayılı takip dosyasından, 16.08.2001 vade tarihli 1.858 DM bedeli bononun da Antalya 5.İcra Müdürlüğünün 2004/6862 sayılı takip dosyasında takip konusu yapıldığını belirterek ... ile danışıklı olarak bonoları temellük eden davalı ...’a borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ettiğini ve yine mahkemenin 2003/1442 esas sayılı dosyasıyla birleşen mahkemenin 2005/257 esas sayılı dosyasında davalı ... hakkında... ile danışıklı işlem yaparak dava konusu yapılan bonoların ciro suretiyle temellük edilip Antalya 5.İcra Müdürlüğünün 2004/7326 sayılı dosyasında takip konusu yapıldığını,takibe konu 13 adet bono nedeniyle davalı ... ...’na borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar, duruşmalara katılmamış ya da kendilerini vekille temsil ettirmediği gibi davaya da cevap vermemişlerdir. Mahkemece iddia, savunma ve toplanan deliller doğrultusunda, usul ekonomisi açısından birleştirilmesine karar verilen davalı ... ... hakkındaki dava ile davalı ...’a yönelik davanın mahkemenin 2003/1442 esas sayılı dosyasından ayrı ayrı tefrik edildiği takip dayanağı bonolarda keşidecinin davacı ... Konut Kooperatifi, lehtarın ..., davalıların ise lehtarın cirosu sureti ile bonoyu temellük eden hamil durumunda oldukları, davacının bonolar altındaki imzayı inkar etmediği, senet metninden davalıların hamil olduğunun anlaşıldığı, davacının ancak davalı hamillerin kötüniyetli olduğunu ispatlaması halinde lehtarla olan ilişkisinden doğan def'ileri hamillere karşı ileri sürebileceği, davacının kötüniyetin ispatı olarak yazılı delil ortaya koyamadığı, sadece davalıların ... ile ticari ilişkisinin bulunmadığını, bu miktarda alış veriş yapacak ekonomik güçleri bulunmadığını iddia etmesinin davalıların kötüniyetli hamil olduğunu ispatlamaya yeterli olamayacağından her iki davalıya yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Bu dava ile tefrik edilen davalar arasında hukuki ve fiili irtabat bulunduğundan birlikte görülmesinin uygun olacağı düşünülmeden Mahkemece tefrik kararı verilmesi doğru olmadığı gibi, davacı kooperatifin tüzüğü celp edilmek, kooperatifin ticari defter ve kayıtları incelenmek, gerektiğinde ceza dosyası beklenmek ve oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yazılı gerekçe ile hüküm kurulması isabetsizdir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.