Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

18. Ceza Dairesi E. 2016/7754 K. 2018/6226

Karar Tarihi: 26 Nisan 2018 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 18. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2016/7754
Karar Numarası 2018/6226
Karar Tarihi 26 Nisan 2018

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #çek #hakaret

Karar Özeti

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. maddesi uyarınca en ağır cezayı içeren mahkûmiyetin tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, birden fazla hüküm içeren ilamın bütünüyle tekerrüre esas alınması,
Kanuna aykırı, sanık ...’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
18. Ceza Dairesi
Esas No: 2016/7754 Karar No: 2018/6226 Karar Tarihi: 26 Nisan 2018
18. Ceza Dairesi Esas No: 2016/7754 Karar No: 2018/6226 Karar Tarihi: 26.04.2018 18. Ceza Dairesi         2016/7754 E.  ,  2018/6226 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yaralama, hakaret HÜKÜMLER : Mahkumiyet KARAR Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Bu şekilde kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Sanığın, müştekiye hitaben söylediği kabul edilen, “Allah mısın sen lan, Allah olsan ne yazar” şeklindeki kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerin, müştekinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi, 2-) Kabule göre de, hakaret eyleminin cezaevi içinde gerçekleşmesi karşısında, bu yerin aleni olmadığı gözetilmeden TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanması, 3-) Hakaret eyleminin, haksız tahrik altında gerçekleştiğinin kabul edilmesi karşısında, özel hüküm olan, TCK'nın 129. maddesi yerine, genel tahrik kurumunu düzenleyen aynı Kanunun 29. maddesi uygulanarak hüküm kurulması, 4-) Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan hüküm kurulurken, TCK'nın 125/1. maddesi uygulanmadan doğrudan TCK'nın 125/3-a maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 5-) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Antalya 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2007/97 esas, 2007/188 karar sayılı ilamın infaz tarihini de gösterir onaylı suretinin getirtilerek tekerrüre esas olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 6-) Seçimlik ceza öngören hakaret ve yaralama suçlarında tercih edilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeyerek TCK’nın 50/2 ve 58/3.maddelerine aykırı davranılması, 7-) 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ancak hapis cezalarında uygulanabileceği gözetilmeden, yaralama ve hakaret suçları için hükmolunan adli para cezaları hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi, 8-) Mükerrir sanık hakkında TCK’nın 58. maddesi uygulanırken, 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi uyarınca en ağır cezayı içeren mahkûmiyetin tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, birden fazla hüküm içeren ilamın bütünüyle tekerrüre esas alınması, Kanuna aykırı, sanık ...’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26.04.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.