Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

8. Ceza Dairesi E. 2020/277 K. 2020/10281

Karar Tarihi: 24 Şubat 2020 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 8. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2020/277
Karar Numarası 2020/10281
Karar Tarihi 24 Şubat 2020

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #çek

Karar Özeti

Ceza Dairesi’nin 06.03.2017 gün ve 2015/10763 esas, 2017/1112 karar sayılı "DÜZELTİLEREK ONAMA"ya ilişkin kararın kaldırılmasına, dosyanın yeniden yapılan incelemesi sonunda gereği görüşüldü:
Dosya kapsamına göre, sanığın incelemeye esas dosyadan başka; aynı mağdura karşı 17.12.2006 tarihli eylemi nedeniyle hakkında başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçundan, 30.09.2011 tarihli iddianame ile açılan davanın İstanbul 17. maddesi gereğince BOZULMASINA, 24.02.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
8. Ceza Dairesi
Esas No: 2020/277 Karar No: 2020/10281 Karar Tarihi: 24 Şubat 2020
8. Ceza Dairesi Esas No: 2020/277 Karar No: 2020/10281 Karar Tarihi: 24.02.2020 8. Ceza Dairesi         2020/277 E.  ,  2020/10281 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik Gereği görüşülüp düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03.04.2019 gün ve 2012/189945 sayılı itirazının, 6325 sayılı Kanunun 99. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 308/3. madde ve fıkrası gereğince kabulüyle; Yargıtay 21. Ceza Dairesi’nin 06.03.2017 gün ve 2015/10763 esas, 2017/1112 karar sayılı "DÜZELTİLEREK ONAMA"ya ilişkin kararın kaldırılmasına, dosyanın yeniden yapılan incelemesi sonunda gereği görüşüldü: Dosya kapsamına göre, sanığın incelemeye esas dosyadan başka; aynı mağdura karşı 17.12.2006 tarihli eylemi nedeniyle hakkında başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçundan, 30.09.2011 tarihli iddianame ile açılan davanın İstanbul 17. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 13.12.2012 gün, 2011/548 esas, 2012/953 karar sayılı dosyası üzerinden yürütülerek, yargılamanın 13.12.2012 tarihinde karara bağlandığı ve hükmün kesinleştiği; 23.12.2006 tarihli eylemi nedeniyle hakkında aynı suçtan 20.01.2010 tarihli iddianame ile açılan davanın Bakırköy 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.12.2015 gün, 2010/173 Esas, 2015/684 Karar sayılı dosyası üzerinden yürütülerek yargılamanın 09.12.2015 tarihinde karara bağlanıp hükmün kesinleştiği; 24.12.2006 tarihli eylemi nedeniyle hakkında aynı suçtan 14.01.2010 tarihli iddianame ile açılan davanın Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.05.2012 gün, 2010/53 esas, 2012/807 karar sayılı dosyası üzerinden yürütülerek yargılamanın 15.05.2012 tarihinde karara bağlanıp hükmün kesinleştiği ve son olarak 24.12.2006 tarihli eylemi nedeniyle hakkında aynı suçtan 05.05.2011 tarihli iddianame ile açılan davanın Küçükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2011 gün, 2011/328 Esas, 2017/787 Karar sayılı dosyası üzerinden yürütülerek yargılamanın 20.10.2011 tarihinde karara bağlanıp hükmün kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; Sanık hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, bir suç işleme kararının icrası kapsamında; 17.12.2006, 23.12.2006 ve 24.12.2006 tarihlerinde İstanbul ilinde, aynı mağdura ait kimlik bilgilerini kısa aralıkla değişik zamanlarda hukuki veya fiili kesinti olmaksızın kullanarak aynı suçu birden fazla kez işlediğinin belirlenmesi nedeniyle mükerrer cezalandırmanın önlenmesi bakımından, sanık hakkındaki yukarıda bahsedilen dosyaların getirtilerek bu dosya içine konulması, derdest olmaları halinde birleştirilip; suç ve iddianame tarihleri nazara alınarak aynı mağdura karşı olan eylemleri arasında hukuki ve fiili kesinti bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra ayrı suç mu oluşturduğu, yoksa zincirleme suç nedeniyle TCK.nın 43. maddesinin uygulanmasının gerekip gerekmeyeceğinin tespiti ve kesinleşen dava dosyaları olması halinde ise hukuki ve fiili kesintinin olmaması halinde bulunacak sonuç ceza ile kesinleşen hükümdeki sonuç ceza arasındaki fark kadar ek cezaya hükmolunması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 24.02.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.