Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

12. Hukuk Dairesi E. 2010/10961 K. 2010/24502

Karar Tarihi: 25 Ekim 2010 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 12. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2010/10961
Karar Numarası 2010/24502
Karar Tarihi 25 Ekim 2010

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #N/A

Karar Özeti

Borçlunun borçlu olmadığını  kanıtlamak için açtığı olumsuz tespit davası  sonunda alınan  ilamın (davacının  davalı  alacaklıya  borçlu olmadığına ilişkin) işin esasını hükme bağlayan bölümü bir tespit  niteliğinde  olduğundan  ayrıca takip konusu  yapılamaz.  Ancak, ilamın borçlu yararına hükmedilen   yargılama  giderleri  ve tazminata ilişkin bölümü ise, ilamda yazılı miktarın davalıdan  alınmasına ilişkin bir tahsil (eda) hükmü  niteliğindedir. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA),  25.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
12. Hukuk Dairesi
Esas No: 2010/10961 Karar No: 2010/24502 Karar Tarihi: 25 Ekim 2010
12. Hukuk Dairesi Esas No: 2010/10961 Karar No: 2010/24502 Karar Tarihi: 25.10.2010 12. Hukuk Dairesi         2010/10961 E.  ,  2010/24502 K. MAHKEMESİ : Serik İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 18/02/2010 NUMARASI : 2010/29-2010/35 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : İcra takibinin dayanağı  olan Antalya 2. Asliye Tic. Mahkemesinin 24.1.2008 tarih ve 2006/267 esas 2008/19 karar sayılı ilamı, takip alacaklısının borçlu olmadığının tespitine  ilişkin olup, alacaklı, ilamda  öngörülen yargılama giderleri  ve avukatlık ücretinin  tahsili  için takip başlatmıştır. Borçlunun borçlu olmadığını  kanıtlamak için açtığı olumsuz tespit davası  sonunda alınan  ilamın (davacının  davalı  alacaklıya  borçlu olmadığına ilişkin) işin esasını hükme bağlayan bölümü bir tespit  niteliğinde  olduğundan  ayrıca takip konusu  yapılamaz.  Ancak, ilamın borçlu yararına hükmedilen   yargılama  giderleri  ve tazminata ilişkin bölümü ise, ilamda yazılı miktarın davalıdan  alınmasına ilişkin bir tahsil (eda) hükmü  niteliğindedir. Bu sebeple  ilamlı  takibe  konu yapılması mümkündür. Fakat İİK.nun 72/5. maddesinde, işin  esası  ile  ilgili olarak icranın  kısmen veya tamamen  eski hale iadesi, ilamın kesinleşmesine bağlanmış olup, tazminat ve giderler esasla  ilgili hükmün eklentileridir. İlamın esası kesinleşmeden infaz  edilemeyeceğine göre, eklentilerin  de borçludan  istenebilmesi için hükmün  kesinleşmesi gerekir. (H.G.K. 7.11. 1990 tarih 1990/12-446 E. 564 K.) O halde icra mahkemesince ilamın takip tarihinde kesinleşip  kesinleşmediğinin  araştırılması ve yukarıdaki ilkelere göre bir karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde  hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ  : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA),  25.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.  

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.