Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

12. Hukuk Dairesi E. 2007/16255 K. 2007/19610

Karar Tarihi: 26 Ekim 2007 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 12. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2007/16255
Karar Numarası 2007/19610
Karar Tarihi 26 Ekim 2007

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #N/A

Karar Özeti

Borçlunun borçlu  olmadığını  kanıtlamak için açtığı olumsuz tesbit davası  sonunda alınan  ilamın (davacının  davalı  alacaklıya  borçlu olmadığını) hükme bağlayan bölümü bir tesbit  niteliğinde  olduğundan  ayrıca takip konusu  yapılamaz.  Ancak, alınan  ilamın borçlu yararına hükmedilen   yargılama  giderleri  ve tazminata ilişkin bölümü ise ilamda yazılı miktarın davalıdan  alınmasına ilişkin bir tahsil (eda) hükmü  niteliğindedir. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 26.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
12. Hukuk Dairesi
Esas No: 2007/16255 Karar No: 2007/19610 Karar Tarihi: 26 Ekim 2007
12. Hukuk Dairesi Esas No: 2007/16255 Karar No: 2007/19610 Karar Tarihi: 26.10.2007 12. Hukuk Dairesi         2007/16255 E.  ,  2007/19610 K. MAHKEMESİ : Kadıköy 1. İcra Mahkemesi TARİHİ : 10/05/2007 NUMARASI : 2007/333-2007/654 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : İcra takibinin dayanağı  olan İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.12.2006 tarih ve 2005/158 esas 2006/355 karar sayılı ilamı, takip alacaklısının borçlu olmadığının tesbitine  ilişkindir. Alacaklı, ilamda  öngörülen yargılama giderleri  ve avukatlık ücretinin  tahsili  için takip başlatmıştır. Borçlunun borçlu  olmadığını  kanıtlamak için açtığı olumsuz tesbit davası  sonunda alınan  ilamın (davacının  davalı  alacaklıya  borçlu olmadığını) hükme bağlayan bölümü bir tesbit  niteliğinde  olduğundan  ayrıca takip konusu  yapılamaz.  Ancak, alınan  ilamın borçlu yararına hükmedilen   yargılama  giderleri  ve tazminata ilişkin bölümü ise ilamda yazılı miktarın davalıdan  alınmasına ilişkin bir tahsil (eda) hükmü  niteliğindedir. Bu sebeple  ilamlı  takibe  konu yapılması mümkündür. Ancak; İİK.nun 72/5. maddesinde işin  esası  ile  ilgili olarak icranın  kısmen veya tamamen  eski hale iadesi ilamın kesinleşmesine bağlanmış olup, tazminat ve giderler esasla  ilgili hükmün eklentileridir. İlamın esası kesinleşmeden infaz  edilemeyeceğine göre, eklentilerin  de borçludan  istenebilmesi için hükmün  kesinleşmesi gerekir. (H.G.K. 7.11. 1990 tarih 1990/12-446 E. 564 K.) O halde  icra mahkemesince duruşma  açılarak  dayanak   i lamın takip tarihinde  kesinleşip  kesinleşmediğinin  araştırılması ve yukarıdaki ilkelere göre bir karar verilmesi yerine eksik  incelemeyle  yazılı şekilde  hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ  : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 26.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.  

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.