Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

2. Ceza Dairesi E. 2016/11582 K. 2016/13760

Karar Tarihi: 13 Ekim 2016 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 2. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2016/11582
Karar Numarası 2016/13760
Karar Tarihi 13 Ekim 2016

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #hırsızlık

Karar Özeti

maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu ve aynı Kanun'un 305/son maddesi gereğince tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
2-Her ne kadar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 24/06/2016 tarihli itiraz konulu taleplerinde,... maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 13/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
2. Ceza Dairesi
Esas No: 2016/11582 Karar No: 2016/13760 Karar Tarihi: 13 Ekim 2016
2. Ceza Dairesi Esas No: 2016/11582 Karar No: 2016/13760 Karar Tarihi: 13.10.2016 2. Ceza Dairesi         2016/11582 E.  ,  2016/13760 K. Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyetine; işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan ise beraatine ilişkin... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/06/2013 tarih 2012/69 E.-2013/415 K. sayılı kararının, sanık ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine, Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda; 22/03/2016 gün, 2015/25713 E.-2016/5249 K. sayılı ilam ile hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından ONANMASINA; işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan ise BOZULMASINA karar verilip, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/06/2016 gün, 2016/231856 sayılı itirazı üzerine dosya dairemize gönderilmekle 05/07/2012 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesine eklenen 2. ve 3. fıkralar uyarınca yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinde tayin olunan hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infaz edilmesine karar verilen sanık hakkında mükerrirlik uygulamasına esas alınan ilamın kesin olması nedeniyle mükerrirliğe esas olamayacağı ve sanığın sabıkasındaki diğer bir ilamın mükerrirlik uygulamasına esas alınması gerektiği yönündeki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE, Dairemizin 22/03/2016 gün, 2015/25713 E.-2016/5249 K. sayılı ilamında, sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik onama kararının KALDIRILMASINA karar verilerek yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığın, tekerrüre esas alınan... 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin suç tarihi 01/06/2005 sonrası olan, 03/03/2008 tarih ve 2006/379 E.- 2008/284 K sayılı kararı ile verilen 1.740 TL adli para cezasının, miktarı itibariyle 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun'un 3-B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK'nın 305/1. maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu ve aynı Kanun'un 305/son maddesi gereğince tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi, 2-Her ne kadar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 24/06/2016 tarihli itiraz konulu taleplerinde,... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/325 E.- 2006/515 K. sayılı ilamı ile verilen 720 TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyetin tekerrür uygulamasına esas alınması gerektiği belirtilmiş ise de, söz konusu ilamın kesinleşme ve infaz tarihlerini gösterir onaylı bir örneğinin dosyada bulunmadığı, sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde ise; bahse konu ilamla sanığın 765 sayılı TCK'nın 206 ve 647 sayılı Yasa'nın 4. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verildiğinin tespit edildiği ancak 765 sayılı TCK'nın 206. maddesinin 21/11/1990 tarihinde mülga olduğu ve bu şekilde tekerrür hükümlerinin uygulanması bakımından tereddüt hasıl olduğu anlaşılmakla; sanığın adli sicil kaydında bulunan ilamların kesinleşme ve infaz tarihlerini gösterir onaylı örnekleri dosyaya getirtilip incelendikten sonra sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 13/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.