Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

11. Ceza Dairesi E. 2021/14889 K. 2022/18461

Karar Tarihi: 3 Kasım 2022 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 11. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2021/14889
Karar Numarası 2022/18461
Karar Tarihi 3 Kasım 2022

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #tescil #çek #dolandırıcılık

Karar Özeti

maddeleri uyarınca kamu davalarının düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanık ... maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
11. Ceza Dairesi
Esas No: 2021/14889 Karar No: 2022/18461 Karar Tarihi: 3 Kasım 2022
11. Ceza Dairesi Esas No: 2021/14889 Karar No: 2022/18461 Karar Tarihi: 03.11.2022 11. Ceza Dairesi         2021/14889 E.  ,  2022/18461 K. MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, ... meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle dolandırıcılık ... ... I)Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ... 'in temyizinin incelemesinde; Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu Trafik Tescil Şube Müdürlüğü’nün maddi varlığı olan sürücü belgesi kullanarak işlediği anlaşılmış olmakla, sanık hakkında TCK'nin 158/1-d maddesinden hüküm kurulması gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek olayda uygulama yeri bulunmayan TCK'nin 158/1-i maddesinden hüküm kurulması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Sanığın tekerrüre esas alınan İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2004 tarihli 2004/783 Esas ve 2004/741 Karar sayılı kararındaki 3 yıl 6 ay hapis cezasının infaz tarihi olan 28.10.2007 tarihinden itibaren üç yıl geçmiş olması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 58/2-b. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı, ancak sanığın adli sicil kaydına göre; İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2007 tarihli 2007/68 Esas ve 2007/167 Karar sayılı kararında yer alan, TCK’nin 142/1-b maddesi uyarınca verilen ve 08.09.2009 tarihinde infaz edilen 1 yıl 3 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınabileceğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından TCK'nin 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine "İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/68 Esas, 2007/167 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, TCK'nin 58/6-7. maddeleri uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik; sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıkların temyizlerinin incelemesinde; A)Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden; 1)Belgelerde sahtecilik suçlarında, belgenin nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği ve fotokopi üzerinde mahkemece söz konusu belgenin objektif olarak aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının tespitinin mümkün olmaması nazara alındığında; somut olayda ... adına düzenlenmiş suça konu sürücü belgesi aslının ele geçirilemediği ve bu nedenle aldatıcılık niteliğinin olup olmadığının tespit edilemeyecek olması karşısında, yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmayacağı ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi, 2)Kabule göre de; a)Sanığın tekerrüre esas alınan İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2004 tarihli 2004/783 Esas ve 2004/741 Karar sayılı kararındaki 3 yıl 6 ay hapis cezasının infaz tarihi olan 28.10.2007 tarihinden itibaren üç yıl geçmiş olması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 58/2-b. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı, ancak sanığın adli sicil kaydına göre; İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2007 tarihli 2007/68 Esas ve 2007/167 Karar sayılı kararında yer alan, TCK’nin 142/1-b maddesi uyarınca verilen ve 08.09.2009 tarihinde infaz edilen 1 yıl 3 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınabileceğinin gözetilmemesi yasaya aykırı, b)5237 sayılı TCK'nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, B)Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümler yönünden; Sanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 03.03.2020 tarihinde öldüğü belirlendiğinden, bu durumun kesin olarak tespiti halinde 5237 sayılı TCK’nin 64/1 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca kamu davalarının düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanık ... hakkında kurulan hükümler bakımından diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.