Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

8. Ceza Dairesi E. 2024/26199 K. 2025/2591

Karar Tarihi: 7 Nisan 2025 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 8. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2024/26199
Karar Numarası 2025/2591
Karar Tarihi 7 Nisan 2025

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #çek

Karar Özeti

Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın, savunma hakkının kısıtlandığına, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, yargılamaya konu edilen ifadelerin Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları doğrultusunda "ifade özgürlüğü" kapsamında sayıldığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık lehine hükümlerin hukuka aykırı şekilde uygulanmadığına, davanın zamanaşımına uğradığına ilişkindir. Ceza Dairesinin, 16.10.2024 tarihli ve 2024/244 Esas, 2024/1353 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
8. Ceza Dairesi
Esas No: 2024/26199 Karar No: 2025/2591 Karar Tarihi: 7 Nisan 2025
8. Ceza Dairesi Esas No: 2024/26199 Karar No: 2025/2591 Karar Tarihi: 07.04.2025 8. Ceza Dairesi         2024/26199 E.  ,  2025/2591 K. MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/244 Esas, 2024/1353 Karar SUÇ : Suçu ve suçluyu övme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı 1.İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2022 tarihli ve 2021/167 Esas, 2022/220 Karar sayılı kararıyla; sanığın suçu ve suçluyu övme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 215/1 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş; karar sanık müdafii tarafından istinaf edilmiştir. 2. Akabinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 17.10.2023 tarihli ve 2022/964 Esas, 2023/815 Karar sayılı ilamıyla özetle; sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.11.2023 tarihli ve 2023/274 Esas, 2023/264 Karar sayılı kararıyla; sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 215/1, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3 ve 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesi gereğince 9 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş; karara sanık müdafii tarafından itiraz edilmiştir. 4. Akabinde; İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2024 tarihli ve 2023/295 Esas, 2024/21 Karar sayılı kararıyla; sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 215/1 ve 53. maddeleri gereğince 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş; karar sanık müdafii tarafından istinaf edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.10.2024 tarihli ve 2024/244 Esas, 2024/1353 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın, savunma hakkının kısıtlandığına, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, yargılamaya konu edilen ifadelerin Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları doğrultusunda "ifade özgürlüğü" kapsamında sayıldığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık lehine hükümlerin hukuka aykırı şekilde uygulanmadığına, davanın zamanaşımına uğradığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde terörist başının serbest bırakılması için toplanan 300-350 kişilik grubun içerisinde bulunan sanığın "Biji Serok apo (Yaşasın Başkan apo)" şeklinde slogan attığı ve terörist başının fotoğrafını taşıdığı iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, sanığın ikrarına, 05.06.2014 tarihli görüntü tespit tutanağına ve tanıklar S.T ile Ş.Ç'nin beyanlarına göre eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, olaylar sırasında itfaiye aracının zarar gördüğü dikkate alındığında kamu düzeni açısından açık ve yakın tehlikenin de meydana geldiği, sanığın terörist başı lehine slogan atma ve fotoğrafını taşıma şeklindeki eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un "cezanın belirlenmesi" başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada "orantılılık ilkesi" nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca; sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi uyarınca 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü ve bu sürelerin dolmadığı belirlenmiştir. Mahkemesince kişilik özellikleri tartışılarak ve sanığın bir daha suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluşmaması dikkate alınarak sanık hakkında diğer lehe hükümlerin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle; sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.10.2024 tarihli ve 2024/244 Esas, 2024/1353 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.