Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

5. Ceza Dairesi E. 2020/308 K. 2021/1137

Karar Tarihi: 16 Mart 2021 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 5. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2020/308
Karar Numarası 2021/1137
Karar Tarihi 16 Mart 2021

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #çek

Karar Özeti

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin 2020/7011 Esas sırasına kayıtlı dava ile birlikte yapılan incelemede;
1-Sanık ... maddesi uyarınca BOZULMASINA 16/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
5. Ceza Dairesi
Esas No: 2020/308 Karar No: 2021/1137 Karar Tarihi: 16 Mart 2021
5. Ceza Dairesi Esas No: 2020/308 Karar No: 2021/1137 Karar Tarihi: 16.03.2021 5. Ceza Dairesi         2020/308 E.  ,  2021/1137 K. MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, denetim görevinin ihmali HÜKÜM : Mahkumiyet (sanıklardan Yılmaz ve Muharrem hakkında zincirleme basit zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından, Avni hakkında değişen suç vasfına göre zimmet suçunun işlenmesine kasten göz yummak suretiyle denetim görevinin ihmali suçundan), beraat (sanıklardan... hakkında denetim görevinin ihmali ve Avni hakkında kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından) Şahin, ... Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dairemizin 2020/7011 Esas sırasına kayıtlı dava ile birlikte yapılan incelemede; 1-Sanık ... hakkında denetim görevinin ihmali suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığa isnat edilen suçun 5237 sayılı TCK'nın 251/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, son suç tarihi olan 20/10/2008 ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 2-Sanıklar ... ve ... haklarında zimmet ile sanık ... hakkında zimmet suçunun işlenmesine kasten göz yummak suretiyle denetim görevinin ihmali suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık ...'un 2009 yılında işlediği iddia olunan zimmet suçundan Bartın Ağır Ceza Mahkemesince verilen 03/05/2011 tarihli ve 2010/206 Esas, 2011/69 sayılı beraat Kararının Dairemizin 15/01/2014 tarihli ve 2012/12647 Esas, 2014/459 Karar sayılı ilamıyla bozulduğu, bozma sonrası davanın aynı mahkemenin 2014/31 Esas numarasına kaydının yapılıp sanığın aynı mahkemedeki 2018/41 Esas numaralı dava dosyasıyla birleştirildiği ve sanığın birleşen 2014/31 Esas sayılı dava kapsamındaki 12/05/2009 tarihinden sonraki eylemleri ile incelemeye konu bu davada yer alan Ağustos 2009'daki eylemlerinin birleşen 2014/31 Esas sayılı davaya ait 24/11/2010 tarihli iddianame kapsamında kaldığı, sanığın birleşen 2014/31 Esas sayılı davadaki zimmet isnadından mahkumiyetine karar verilmesi durumunda eylemler arasında suç ve iddianame tarihlerine göre zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının söz konusu olabileceği, bu bağlamda suç vasfının, temel cezanın, zincirleme suç nedeniyle yapılacak artırım oranlarının belirlenmesi ve TCK'nın 248. maddesinin değerlendirilmesi bakımından anılan davayla (Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/41 Esas) birleştirilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, sanık ...'un eylemleri ile diğer sanıklar ... ve ...'in eylemleri arasındaki hukuki ve fiili bağlantı da gözetilerek, yargılamaya devam edilerek sanıklar hakkında yazılı şekilde hükümler tesisi, 3-Kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan sanıklardan ... ve ... haklarında kurulan mahkumiyet ile ... hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Suça konu belgelerin aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayininin hakime ait olduğu nazara alınarak, belge asıllarının denetime olanak verecek şekilde dosya arasına getirtilmesi, duruşmada incelenip özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ile iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, gerekirse bu hususta bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre sanıklardan Muharrem ve Yılmaz'ın hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, adı geçen sanıkların eylemleri ile sanık ...'in eylemleri arasındaki hukuki ve fiili bağlantı da nazara alınarak, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde atılı suçtan mahkumiyet ve beraat kararları verilmesi, Kabule göre de; Zimmet suçu yönünden; Suç tarihlerinde Kastamonu Merkez PTT Müdürlüğünde gişe memuru olarak görev yapan sanıklar ... ve ...'un, gönderici adresi askeri birlik olan havaleler ile bekleme süresi sonunda alıcısına ödenemeyen ve göndericisine geri ödenmek üzere sistem üzerinden otomatik olarak gönderilme yeri olan Kastamonu Merkez PTT Müdürlüğüne iade olunan havaleleri, hak sahiplerine ödenmediği halde ödenmiş gibi gösteren sahte evrak düzenleme şeklindeki eylemlerinin, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranış niteliğinde olduğunun anlaşılması karşısında, eylemlerinin zincirleme nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu gözetilmeden, zincirleme basit zimmet suçunu oluşturduğu kabulü ile sanıklar hakkında eksik ceza tayini, Sanıklar hakkında TCK'nın 247/1, 249/1, 43, 248/2 ve 62. maddelerinin bu sıra dahilinde uygulanması gerektiği nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle TCK'nın 61/5. maddesine muhalefet edilmesi, Sahtecilik suçu yönünden; Yüklenen suçu 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işledikleri kabul edilen sanıklar ... ve ... haklarında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkileri kullanmalarının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Tüm hükümler yönünden; Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK'nın 53/1. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Kanuna aykırı, katılan vekilinin ve sanıklar ..., ... ve ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 16/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.