Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

5. Ceza Dairesi E. 2023/5625 K. 2024/10433

Karar Tarihi: 16 Ekim 2024 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 5. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2023/5625
Karar Numarası 2024/10433
Karar Tarihi 16 Ekim 2024

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #görevi kötüye kullanma

Karar Özeti

maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye sonucu itibarıyla uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, bozma kararının içeriği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 304.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
5. Ceza Dairesi
Esas No: 2023/5625 Karar No: 2024/10433 Karar Tarihi: 16 Ekim 2024
5. Ceza Dairesi Esas No: 2023/5625 Karar No: 2024/10433 Karar Tarihi: 16.10.2024 5. Ceza Dairesi         2023/5625 E.  ,  2024/10433 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/315 Esas, 2022/791 Karar SUÇ : Görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1)Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2021 tarihli ve 2020/396 Esas, 2021/407 sayılı Kararı ile; sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257/2, 62, 50/1-a ve 52/2-3. maddeleri gereğince 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53. maddesi gereğince de hak yoksunluklarına hükmedilmiştir. 2)Sanığın istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan yargılama neticesinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 20.04.2022 tarihli ve 2022/315 Esas, 2022/791 sayılı Kararı ile; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine göre sanığın beraatine karar verilmek suretiyle aynı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ BAM Cumhuriyet savcısı, atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğunu, ayrıca verilen beraat kararının duruşma açılmaksızın dosya üzerinden verilebilecek kararlardan olmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir. III. GEREKÇE Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 05.07.2022 tarihli ve 2021/9-359 Esas, 2022/528 sayılı Kararında izah edilen gerekçeler doğrultusunda, Tebliğname'deki, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda beraat kararı verilemeyeceğine yönelik olarak kararın bozulması talebini içeren görüşe iştirak edilmemiştir. İlk derece mahkemesince sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan dosyadaki mevcut delillere göre yapılan değerlendirme sonucunda yüklenen eylemin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle ilk derece mahkemesinin ulaştığı sonucun isabetli bulunmadığı ve sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararına ilişkin hüküm fıkrası kısmının hükümden tamamen çıkarılarak yerine sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmesi gerektiğine dair ibare eklenmek suretiyle sanığın istinaf başvurusunun hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmış ise de; Hükmün düzeltilmesi sonrasında ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının gerekçesinin ve hüküm fıkrasının birlikte bir bütün halinde sanığın cezalandırılmasına ilişkin ibareler içermesi ve kendi arasında çelişki oluşturması nedenleriyle kararın 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca bir bütün halinde kaldırılarak oluşa ve kabule uygun şekilde yeni bir hüküm kurulması sonrasında anılan karara yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yalnızca ilk derece mahkemesinin hüküm fıkrası kısmının hükümden çıkartılıp sanığın beraatine dair ibarelerin hüküm fıkrasına eklenmesi fakat sanığın mahkûmiyetine dair anlatımı içeren gerekçenin karardan çıkartılmaması suretiyle infazda tereddüde yol açacak ve gerekçeyle hüküm arasında açık çelişkiye neden olacak şekilde karar verilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle kararda BAM Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında, sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye sonucu itibarıyla uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, bozma kararının içeriği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.