Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

15. Ceza Dairesi E. 2014/6867 K. 2016/8604

Karar Tarihi: 14 Kasım 2016 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 15. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2014/6867
Karar Numarası 2016/8604
Karar Tarihi 14 Kasım 2016

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #dolandırıcılık

Karar Özeti

ile sözlü kira bedelinde anlaşarak anahtar almaktan başka herhangi bir hileli eylemi bulunmadığı gibi mağdurunda zararının bulunmadığı bu nedenle atılı suçun yasal unsurları oluşmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar vermesi,
4-Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ...Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/1 esas, 2002/75 sayılı kararı 19.06.2006 tarihinde infaz edildiği, 3 yıllık süre geçtikten sonra sanık tarafından dava konusu suçun 26.09.2009 tarihinde işlenmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı,...Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/89 esas, 2008/259 sayılı kararının ise 17.03.2011 tarihli ek karar ile dava zamanaşımı dolmuş olduğundan düşme kararı verildiği için tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi;
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 14/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
15. Ceza Dairesi
Esas No: 2014/6867 Karar No: 2016/8604 Karar Tarihi: 14 Kasım 2016
15. Ceza Dairesi Esas No: 2014/6867 Karar No: 2016/8604 Karar Tarihi: 14.11.2016 15. Ceza Dairesi         2014/6867 E.  ,  2016/8604 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : TCK'nın 157, 62, 52, 53/1, 58 /2-b maddeleri gereğince mahkumiyet Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın ... esnafı olan mağdurlar ile katılanları, kendisinin emekli öğretmen olduğunu, çocuğunun ... Okulunda okuyacağını ve bu nedenle ...'ya yerleşeceğini beyan ederek güven telkin etmek suretiyle mağdur ...'un evini emlak komisyoncusu olan katılan ...'a temizlikçi buldurup 45 TL'ye para ödemeden temizlettirdiği, katılan ...'e güven telkin etmek amacıyla mağdur ...'un evini 1 yıllık para karşılığında kiraladığını söyleyerek aldatmak suretiyle 50 TL borç aldığı, mağdur ...'dan 200 TL tutarında veresiye perde aldığı, mağdur ... ile sözlü olarak 1 yıl süreli toplam 3.600 TL kira bedeli karşılığında evi kiralayarak anahtarı teslim aldığının dosya kapsamı ile anlaşıldığı olayda; 1-Sanığın;katılanlar... ile ... ve mağdurlar ... ile ...’a karşı olan eylemlerinden dolayı hüküm kurulurken mağdurlara karşı işlenen suçların tek tek değerlendirilip hangi mağdura karşı ne şekilde suç işlediği belirtilerek, denetime elverişli olacak şekilde her bir suç için ayrı hüküm kurması gerekirken, yazılı şekilde ve mağdur sayısından fazla ceza tayini ile hüküm kurulması, 2-Mağdur ...'un vermiş olduğu ifadesinde sanığın soruşturma aşamasında perdeleri iade ettiğini ve herhangi zararının kalmadığını belirtmesi karşısında TCK'nın 168. maddesinde yer alan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3-Sanığın mağdur ... ile sözlü kira bedelinde anlaşarak anahtar almaktan başka herhangi bir hileli eylemi bulunmadığı gibi mağdurunda zararının bulunmadığı bu nedenle atılı suçun yasal unsurları oluşmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar vermesi, 4-Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ...Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/1 esas, 2002/75 sayılı kararı 19.06.2006 tarihinde infaz edildiği, 3 yıllık süre geçtikten sonra sanık tarafından dava konusu suçun 26.09.2009 tarihinde işlenmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı,...Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/89 esas, 2008/259 sayılı kararının ise 17.03.2011 tarihli ek karar ile dava zamanaşımı dolmuş olduğundan düşme kararı verildiği için tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi; Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 14/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.