Yargıtay Dairesi
3. Ceza Dairesi
Esas Numarası
2022/12007
Karar Numarası
2024/12886
Karar Tarihi
31 Ekim 2024
Karar Özeti
GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 230 uncu maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ile Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirebilmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerekmektedir. Ceza Dairesinin, 15.04.2020 tarihli ve 2018/1745 Esas, 2020/257 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 18.
3. Ceza Dairesi
Esas No: 2022/12007
Karar No: 2024/12886
Karar Tarihi: 31.10.2024
3. Ceza Dairesi 2022/12007 E. , 2024/12886 K.
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1745 E., 2020/257 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 230 uncu maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ile Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirebilmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerekmektedir. Yapılan incelemede Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/152 Esas ve 2018/157 sayılı gerekçeli kararındaki Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaası ve sanık savunmasının duruşma zabıtlarına aykırı olarak dosya sanığına ilişkin olmadığı anlaşılmakla 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 230 uncu maddesine aykırı hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiştir.
II. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 15.04.2020 tarihli ve 2018/1745 Esas, 2020/257 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde karar verildi.