Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

12. Hukuk Dairesi E. 2005/25807 K. 2006/2273

Karar Tarihi: 13 Şubat 2006 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 12. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2005/25807
Karar Numarası 2006/2273
Karar Tarihi 13 Şubat 2006

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #N/A

Karar Özeti

Dairemize ait ve dosyada konulu olan 16.10.1992 tarih ve 1992/5084-12002 sayılı kararda borçlu vekili esasla ilgili itiraz nedenlerini süresinde bildirmediği için anılan kararın görülmekte olan bu davada uygulama olanağı yoktur. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 13.02.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
12. Hukuk Dairesi
Esas No: 2005/25807 Karar No: 2006/2273 Karar Tarihi: 13 Şubat 2006
12. Hukuk Dairesi Esas No: 2005/25807 Karar No: 2006/2273 Karar Tarihi: 13.02.2006 12. Hukuk Dairesi         2005/25807 E.  ,  2006/2273 K. MAHKEMESİ : Aydın İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 27/10/2005 NUMARASI : 2005/376-478 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11, Avukatlık Kanunu'nun 41 ve HUMK'nun 62, 68. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur. İcra mahkemesince karar gerekçesinde yukarıda açıklanan kural, yasaya uygun olarak vurgulanmıştır. Ancak, somut olayda borçlu vekilinin İİK'nun 33/1. maddesinde öngörülen yasal süre içerisinde yukarıda yer alan gerekçe ile icra emrinin iptali istemi yanında esasla ilgili itiraz ve şikayet nedenlerini de bildirdiği görülmektedir. Borçlu vekilinin icra emrinin tebliğine yönelik şikayeti yanında esasa ilişkin itirazlarını süresinde bildirmesi halinde, artık icra emrinin iptalinde adı geçenin hukuki yararının varlığından söz edilemez. Dairemizin yerleşik uygulaması bu yöndedir. Dairemize ait ve dosyada konulu olan 16.10.1992 tarih ve 1992/5084-12002 sayılı kararda borçlu vekili esasla ilgili itiraz nedenlerini süresinde bildirmediği için anılan kararın görülmekte olan bu davada uygulama olanağı yoktur. O halde, mahkemece borçlunun esasla ilgili itiraz nedenleri incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ  : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 13.02.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.    

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.