Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

11. Ceza Dairesi E. 2024/3856 K. 2024/13160

Karar Tarihi: 7 Kasım 2024 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 11. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2024/3856
Karar Numarası 2024/13160
Karar Tarihi 7 Kasım 2024

Yargıtay Hükmü: İSTEMİN REDDİNE

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #dolandırıcılık

Karar Özeti

Ceza Dairesinin, 20.02.2024 tarihli ve 2023/417 Esas, 2024/255 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.11.2022 tarihli ve 2022/11-436 Esas, 2022/705 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde dolandırıcılık suçunun işlendiği iddia edilen kamu davasında 31.07.2016 tarihinde Deniz Harp Okulunun kapatılması ile ilişiği kesilen sanık yönünden, 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanma alanı bulunmadığı, diğer yandan nitelikli dolandırıcılık suçunun 3713
sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince terör amacıyla işlenen ve bu nedenle cezasında artırım yapılması gereken suçlar arasında da sayılmadığı gözetilerek, inceleme konusu dosya bakımından sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin istinaf isteminin esastan reddi kararının temyiz kanun yoluna tabi olup olmadığının belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (son) bentlerinin dikkate alınması gerektiği kabul edilerek inceleme yapılmıştır. Yapılan ön inceleme ve yukarıda yer verilen kabule göre, sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu için 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (son) bentlerinde öngörülen cezanın türü ve miktarı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi tarafından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca verilen beraat kararının istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında;
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteğinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 34.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
11. Ceza Dairesi
Esas No: 2024/3856 Karar No: 2024/13160 Karar Tarihi: 7 Kasım 2024
11. Ceza Dairesi Esas No: 2024/3856 Karar No: 2024/13160 Karar Tarihi: 07.11.2024 11. Ceza Dairesi         2024/3856 E.  ,  2024/13160 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/417 E., 2024/255 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.02.2024 tarihli ve 2023/417 Esas, 2024/255 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.11.2022 tarihli ve 2022/11-436 Esas, 2022/705 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde dolandırıcılık suçunun işlendiği iddia edilen kamu davasında 31.07.2016 tarihinde Deniz Harp Okulunun kapatılması ile ilişiği kesilen sanık yönünden, 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanma alanı bulunmadığı, diğer yandan nitelikli dolandırıcılık suçunun 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince terör amacıyla işlenen ve bu nedenle cezasında artırım yapılması gereken suçlar arasında da sayılmadığı gözetilerek, inceleme konusu dosya bakımından sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin istinaf isteminin esastan reddi kararının temyiz kanun yoluna tabi olup olmadığının belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (son) bentlerinin dikkate alınması gerektiği kabul edilerek inceleme yapılmıştır. Yapılan ön inceleme ve yukarıda yer verilen kabule göre, sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu için 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (son) bentlerinde öngörülen cezanın türü ve miktarı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi tarafından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca verilen beraat kararının istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteğinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,07.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.