Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

13. Hukuk Dairesi E. 2015/42474 K. 2017/4982

Karar Tarihi: 26 Nisan 2017 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 13. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2015/42474
Karar Numarası 2017/4982
Karar Tarihi 26 Nisan 2017

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #çek #sözleşme

Karar Özeti

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 1480,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/42474 Karar No: 2017/4982 Karar Tarihi: 26 Nisan 2017
13. Hukuk Dairesi Esas No: 2015/42474 Karar No: 2017/4982 Karar Tarihi: 26.04.2017 13. Hukuk Dairesi         2015/42474 E.  ,  2017/4982 K. MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı ... vekili avukat ... ile davalılar vekili avukat ...'nın gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalılardan ...'in verilen vekaletnameye istinaden kendisine ait birçok değerli taşınmazını satıp paraya çevirdiğini ancak bedellerini kendisine ödemediğini, taşınmazları değerinin çok altında satarak kendisini zarara uğrattığını, ayrıca çok uzun yıllar dairelerinin kira bedellerini de tahsil ettiği halde bunları da ödemediğini, diğer davalı ... ile birlikte hareket ederek kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalattırdıklarını, gerçek iradesini taşımayan bu sözleşme ile daire istediklerini, ayrıca davacıya kredi kullandırdıklarını ve çekilen 200.000,00TL'yi kendi hesaplarına aktardıklarını, davalıların birlikte iş yaparak uzun yıllar boyunca tek başına yaşayan ev kadını, cahil olmasından faydalanarak kandırdıklarını ileri sürerek, alacaklarının ve uğramış olduğu zararın tespitine, fazlaya dair talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın zamanaşımı ve esastan da reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacı, vekaletin kötüye kullanılması suretiyle, davalılar tarafından zarara uğratıldığını ileri sürerek, alacaklarının ve uğramış olduğu zararın tespiti ile tahsilini istemiş; davalılar ise zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın esastan da reddi gerektiğini savunmuşlardır. Hemen belirtmek gerekir ki, bir davada hem usulü hem de esastan reddi gerektiren sebepler var ise, davanın öncelikle usulden reddi gerekir. Bir başka deyişle, görülmekte olan davada hem usulden ve hem de esastan red gerekçesi oluşturularak karar verilmesi olanaksızdır. Eldeki davada mahkemece, zamanaşımı süresinin dolduğu kabul edilerek ret gerekçesi oluşturulduğu gibi, ayrıca davacının davasını ispatlayamadığı da belirtilerek esastan da ret gerekçesi oluşturulmuştur. Oysaki, az yukarıda belirtildiği gibi, öncelikle usulden ret sebebi var ise, davanın bu usulü ret sebebi nedeniyle reddi gerekli olup, hem usulden hem de esastan ret kararı verilmesi mümkün değildir. Mahkemece, değinilen bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. 2-Bozma nedenine göre, davacının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 1480,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.