Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

3. Ceza Dairesi E. 2020/8008 K. 2020/11547

Karar Tarihi: 23 Eylül 2020 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 3. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2020/8008
Karar Numarası 2020/11547
Karar Tarihi 23 Eylül 2020

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #sözleşme

Karar Özeti

maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
3. Ceza Dairesi
Esas No: 2020/8008 Karar No: 2020/11547 Karar Tarihi: 23 Eylül 2020
3. Ceza Dairesi Esas No: 2020/8008 Karar No: 2020/11547 Karar Tarihi: 23.09.2020 3. Ceza Dairesi         2020/8008 E.  ,  2020/11547 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: 1) Sanık ...'nin adli sicil kaydındaki tekerrüre esas alınan ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2009 tarih, 2008/32 Esas - 2009/583 Karar sayılı ilamının 18 yaşından küçükken işlediği suça ilişkin olduğu ve 5237 sayılı TCK'nin 58/5. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydına konu tekerrüre esas olabilecek başkaca ilamının da bulunmadığı gözetilmeksizin mükerrir kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi, 2) Sanıkların yargılama konusu eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylem yönünden öngörülen ceza miktarının “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası”na ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “...basit yargılama usulü...” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, zira 5271 sayılı CMK’nin 251/3. maddesinde yer alan basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda “Mahkumiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanıklar lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile TCK'nin 7. ve CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.