Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

3. Ceza Dairesi E. 2019/5840 K. 2019/14431

Karar Tarihi: 3 Temmuz 2019 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 3. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2019/5840
Karar Numarası 2019/14431
Karar Tarihi 3 Temmuz 2019

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #çek #hırsızlık #hakaret

Karar Özeti

maddeleri dikkate alınarak, tekerrüre esas mahkûmiyetlerden en ağır cezayı içeren Adana 12.Asliye Ceza Mahkemesinin 16/09/2008 tarihli 2006/857 Esas, 2008/697 Karar sayılı hırsızlık suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin ilamın tekerrüre esas alınması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeksizin, birden fazla ilamın tekerrüre esas alınarak infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
2)Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Savur Asliye Ceza Mahkemesinin 05.09.2012 tarihli, 2012/2 Esas, 2102/119 Karar sayılı hakaret suçundan 3 ay hapis ve kasten yaralama suçundan 1 yıl 2 ay hapis cezalarına ilişkin ilamın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3.Ceza Dairesinin 28.10.2015 tarihli ve 2015/15485 Esas, 2015/30243 Karar sayılı ilamı kasten yaralama suçunun düzeltilerek onanmasına, hakaret suçunun ise bozulmasına karar verilmiş olmasına göre söz konusu ilamın tekerrüre esas teşkil etmeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2008 tarihli, 2008/59 Esas, 2008/351 Karar sayılı, 06.03.2012 kesinleşme tarihli, Savur Asliye Ceza Mahkemesinin 05.09.2012 tarihli, 2012/2 Esas, 2102/119 Karar sayılı, 09.11.2012 kesinleşme tarihli, Midyat Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2010 tarihli, 2010/313 Esas, 2010/399 Karar sayılı, 09.12.2013 kesinleşme ve infaz tarihli” ibarelerinin çıkartılması suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.07.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
3. Ceza Dairesi
Esas No: 2019/5840 Karar No: 2019/14431 Karar Tarihi: 3 Temmuz 2019
3. Ceza Dairesi Esas No: 2019/5840 Karar No: 2019/14431 Karar Tarihi: 03.07.2019 3. Ceza Dairesi         2019/5840 E.  ,  2019/14431 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLER : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesinin “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu’nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, yokluğunda verilen kararın tebliği için sanığın adresine doğrudan “MERNİS adresi” ibaresi ile çıkarılan ve Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince yapılan tebligat işleminin usule aykırı olduğu anlaşılmakla, sanığın öğrenme üzerine sunduğu 05.02.2016 tarihli eski hale getirme ve temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Müştekinin suç tarihinde 81 yaşında olmasına göre, suç tarihinde beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olup olmadığı belirlenerek sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümde TCK’nin 86/3-b maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas -2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1)Mahkemece sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. ve 5237 sayılı TCK'nin 58/7. maddeleri dikkate alınarak, tekerrüre esas mahkûmiyetlerden en ağır cezayı içeren Adana 12.Asliye Ceza Mahkemesinin 16/09/2008 tarihli 2006/857 Esas, 2008/697 Karar sayılı hırsızlık suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin ilamın tekerrüre esas alınması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeksizin, birden fazla ilamın tekerrüre esas alınarak infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi, Kabule göre de; 2)Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Savur Asliye Ceza Mahkemesinin 05.09.2012 tarihli, 2012/2 Esas, 2102/119 Karar sayılı hakaret suçundan 3 ay hapis ve kasten yaralama suçundan 1 yıl 2 ay hapis cezalarına ilişkin ilamın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3.Ceza Dairesinin 28.10.2015 tarihli ve 2015/15485 Esas, 2015/30243 Karar sayılı ilamı kasten yaralama suçunun düzeltilerek onanmasına, hakaret suçunun ise bozulmasına karar verilmiş olmasına göre söz konusu ilamın tekerrüre esas teşkil etmeyeceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesi gereğince, hükümlerden “Sanığın Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2006 tarih, 2005/979 Esas, 2006/376 Karar sayılı, 30.01.2012 kesinleşme tarihli, Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2008 tarihli, 2008/59 Esas, 2008/351 Karar sayılı, 06.03.2012 kesinleşme tarihli, Savur Asliye Ceza Mahkemesinin 05.09.2012 tarihli, 2012/2 Esas, 2102/119 Karar sayılı, 09.11.2012 kesinleşme tarihli, Midyat Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2010 tarihli, 2010/313 Esas, 2010/399 Karar sayılı, 09.12.2013 kesinleşme ve infaz tarihli” ibarelerinin çıkartılması suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.07.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.