Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

17. Ceza Dairesi E. 2016/6787 K. 2018/8873

Karar Tarihi: 19 Haziran 2018 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 17. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2016/6787
Karar Numarası 2018/8873
Karar Tarihi 19 Haziran 2018

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #hırsızlık

Karar Özeti

Ancak;
1-03.06.2014 tarih, 2013/13-203 Esas ve 2014/308 Karar sayılı Ceza Genel Kurulu Kararında da belirtildiği üzere, sanığın suça konu telefonu aldığı kişiyi tanımadığını belirttiği, şahsın kimlik ve eşkal bilgilerine ilişkin herhangi bir tarifte bulunamadığı, telefonu satın aldığını iddia ettiği kişiye ulaşabilmeyi sağlayacak açık ve kesin bir bilgi vermediği, satın almaya ilişkin bir belge ibraz edemediği, suça konu telefonu 05/04/2014 veya 06/04/2014 günü, Uzunçarşı'ya giderken sokak içinde bulunan çınar ağacının altındaki seyyar olarak telefon alım-satımı yapan bir şahıstan aldığını ifade ettiği, 09.04.2014 tarihli tutanakta, sanığın savunmasında telefonunu satın aldığını beyan ettiği şahsın tüm aramalara rağmen bulunamadığı ve çevredeki esnaflardan sorulduğunda söz konusu yerde cep telefonu alıp satan kimsenin olmadığının belirtildiği olayda; sanığın suça konu telefonu satın aldığını belirttiği kişinin tüm aramalara rağmen bulunamaması, sanığın telefonları satın aldığına ilişkin bir belge ibraz edememesi ve suça konu telefonun suç tarihinden kısa bir süre sonra sanıktan ele geçirilmesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.04.2014 tarih, 2013/13-136 Esas ve 2014/193 Karar ışığında, sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunularak, kamu davalarının açılması halinde, her iki dosyanın birleştirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, suçun vasfında ve delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-Sanığın, 06.11.2014 günlü oturumda, lehe hükümlerin uygulanması yönündeki isteminin 5237 sayılı TCK’nın 50/1, maddesini de kapsamasına karşın, bu yönde olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
3-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasa'nın 108/2. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya kapsamına göre, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış haklarının gözetilmesine, 19/06/2018 günü oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
17. Ceza Dairesi
Esas No: 2016/6787 Karar No: 2018/8873 Karar Tarihi: 19 Haziran 2018
17. Ceza Dairesi Esas No: 2016/6787 Karar No: 2018/8873 Karar Tarihi: 19.06.2018 17. Ceza Dairesi         2016/6787 E.  ,  2018/8873 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya kapsamına göre, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-03.06.2014 tarih, 2013/13-203 Esas ve 2014/308 Karar sayılı Ceza Genel Kurulu Kararında da belirtildiği üzere, sanığın suça konu telefonu aldığı kişiyi tanımadığını belirttiği, şahsın kimlik ve eşkal bilgilerine ilişkin herhangi bir tarifte bulunamadığı, telefonu satın aldığını iddia ettiği kişiye ulaşabilmeyi sağlayacak açık ve kesin bir bilgi vermediği, satın almaya ilişkin bir belge ibraz edemediği, suça konu telefonu 05/04/2014 veya 06/04/2014 günü, Uzunçarşı'ya giderken sokak içinde bulunan çınar ağacının altındaki seyyar olarak telefon alım-satımı yapan bir şahıstan aldığını ifade ettiği, 09.04.2014 tarihli tutanakta, sanığın savunmasında telefonunu satın aldığını beyan ettiği şahsın tüm aramalara rağmen bulunamadığı ve çevredeki esnaflardan sorulduğunda söz konusu yerde cep telefonu alıp satan kimsenin olmadığının belirtildiği olayda; sanığın suça konu telefonu satın aldığını belirttiği kişinin tüm aramalara rağmen bulunamaması, sanığın telefonları satın aldığına ilişkin bir belge ibraz edememesi ve suça konu telefonun suç tarihinden kısa bir süre sonra sanıktan ele geçirilmesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.04.2014 tarih, 2013/13-136 Esas ve 2014/193 Karar ışığında, sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunularak, kamu davalarının açılması halinde, her iki dosyanın birleştirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, suçun vasfında ve delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan hüküm kurulması, Kabule göre de; 2-Sanığın, 06.11.2014 günlü oturumda, lehe hükümlerin uygulanması yönündeki isteminin 5237 sayılı TCK’nın 50/1, maddesini de kapsamasına karşın, bu yönde olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi, 3-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasa'nın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında; sanığın adli sicil kaydına göre, önceki suçlarının içinde tekerrüre esas alınabilecek en ağır mahkumiyetin Hatay 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11/03/2014 kesinleşme tarihli, 2013/631 Esas ve 2014/50 Karar sayılı ilamına konu, tekerrür hükümlerinin uygulandığı, nitelikli hırsızlık suçundan hükmedilen 4 yıl hapis cezası olduğu ve bu hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, daha az cezaları içeren Hatay 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2007/835 Esas ve 2008/121 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması; ayrıca tekerrüre esas alınan ilamda birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek, bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, hangi suçtan verilen cezanın tekerrüre esas alındığının karar yerinde gösterilmemesi, 4-Anayasa Mahkemesi'nin hükümlerden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış haklarının gözetilmesine, 19/06/2018 günü oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.