Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

13. Hukuk Dairesi E. 2010/14428 K. 2011/663

Karar Tarihi: 24 Ocak 2011 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 13. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2010/14428
Karar Numarası 2011/663
Karar Tarihi 24 Ocak 2011

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #çek #sözleşme

Karar Özeti

aralarındaki dava hakkında ... Mahkemece 31.3.2006 tarihli ilk kararla 892.68 TL asıl alacak ve 2.145.38 TLişlemiş faizin tahsiline karar vermiş, davacı temyizi üzerine kararın dairemizce bozulması üzerine yapılan yargılama sonucunda, bilirkişi raporu ile belirlenen davacının kar payı 892.66 TL ile bunun işlemiş faizinin yargılamanın devamı sırasında icra dosyası kapsamında davalıdan tahsil edildiği, tasfiyenin konusunun kalmadığı 2010/14428 2011/663
Gerekçesiyle taraflar arasındaki adi ortaklığın feshine, tasfiye hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafın temyizi üzerine dairenin 29.06.2010 günlü ve 2009/14791 esas ve 2010/9594 karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamına karşı davalı ve davacı tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur. kalan harcın davalıya yükletilmesine, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 24.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2010/14428 Karar No: 2011/663 Karar Tarihi: 24 Ocak 2011
13. Hukuk Dairesi Esas No: 2010/14428 Karar No: 2011/663 Karar Tarihi: 24.01.2011 (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi         2010/14428 E.  ,  2011/663 K. ... vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... , İhbar Olunanlar 1-... 2-... aralarındaki dava hakkında ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 11.9.2009 gün ve 222-312 sayılı hükmün Dairemizin 29.6.2010 tarih ve 14791-9594 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde taraflar avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu. K A R A R Davacı, 759 parsel numaralı taşınmaz üzerine kat karşılığı olarak inşaat yapmak için dava dışı arsa sahipleri ile inşaat sözleşmesi imzaladığını, taşınmazın 288-480 arsa payının kendisine devredildiğini, ancak maddi sıkıntıya düşmesi nedeniyle hisselerini davalıya devrettiğini davalı ile yaptığı anlaşma gereğince inşaatın tüm harcamalarını karşılayan davalının müteahhite verilen bağımsız bölümlerin satış bedelinden tüm masraflar çıktıktan sonra kalan miktarın %45'ini kar payı olarak kendisine vermesi gerektiğini, sözleşme gereğince müteahhite kalan 3 adet bağımsız bölümden iki adedinin davalı tarafından satılmasına rağmen satıştan elde edilen %45 kar payının ödenmediğini ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 4.770,00 TL.nin 12.230.00 TL işlemiş faiziyle birlikte ödetilmesini istemiştir. Davalı, iki adet daire satışından dolayı davacının %45 kar payına mahsuben toplam 1.350 TL.sını ödediğini, müteahhide kalan üçüncü bağımsız bölüm olan dükkanın henüz satılmadığından inşaatın yapımından elde edilen reel kar miktarının belli olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece 31.3.2006 tarihli ilk kararla 892.68 TL asıl alacak ve 2.145.38 TLişlemiş faizin tahsiline karar vermiş, davacı temyizi üzerine kararın dairemizce bozulması üzerine yapılan yargılama sonucunda, bilirkişi raporu ile belirlenen davacının kar payı 892.66 TL ile bunun işlemiş faizinin yargılamanın devamı sırasında icra dosyası kapsamında davalıdan tahsil edildiği, tasfiyenin konusunun kalmadığı 2010/14428 2011/663 Gerekçesiyle taraflar arasındaki adi ortaklığın feshine, tasfiye hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafın temyizi üzerine dairenin 29.06.2010 günlü ve 2009/14791 esas ve 2010/9594 karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamına karşı davalı ve davacı tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının karar düzeltme taleplerinin reddi gerekir. 2-Taraflar arasındaki ortaklık konusu inşaat 1997 yılında bitirilmiş olup, dolayısıyla BK.nun 535/1 maddesinde öngörülen amaca ulaşıldığı için davacının talebi ortaklığın fesih ve tasfiyesini de kapsamaktadır.Davalı adına olan adi ortaklık sözleşmesine konu bağımsız bölümlerden birinin 19.9.1997, diğerinin 29.4.1998 tarihinde davalı tarafından üçüncü kişilere satıldığı ve ancak dükkanın halen davalı adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Ortaklık malı olan ve halen davalı adına kayıtlı bulunan dükkanında diğer satılan dairelere kıyasla 1997 tarihindeki değerinin tasfiyeye esas alınması olanaksızdır. Ortaklığın amacı gerçekleşmiş ise de, taraflar arasındaki adi ortaklık henüz fesih ve tasfiye edilmemiştir. Bu itibarla halen davalı adına kayıtlı bulunan dükkanın karar tarihine en yakın tarihteki değerinin tasfiyeye esas alınması gerekir. Ne var ki, davacı temyiz dilekçesinde ve aşamalarda dükkanın dava tarihindeki değerinin esas alınması gerektiğini de bildirmiştir. Hal böyle olunca mahkemece halen davalı adına kayıtlı olan dükkanın dava tarihindeki değeri esas alınarak davacının isteyebileceği kar payı belirlenerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozma kararı verilmiştir. Dairemizin bozma kararında davacının temyiz dilekçesinde ve yargılama aşamalarında dükkanın dava tarihindeki değerinin esas alınması gerektiğini de bildirdiği belirtilmek suretiyle davaya konu dükkanın dava tarihindeki değerinin esas alınması gerektiği belirtilmiş ise de,karar düzeltme talebi üzerine yeniden yapılan incelemede davacının dava dilekçesinde ve yargılama aşamalarındaki beyanlarında bu yönde bir talebinin olmadığı anlaşılmakla,bozma kararında belirtilen genel ilke çerçevesinde davalı adına kayıtlı bulunan dükkanın karar tarihine en yakın tarihteki değerinin tasfiyeye esas alınması gerekir. Davacının karar düzeltme talebinin bu yönden kabulü ile Dairemiz kararının kaldırılmasına, az yukarıda değinilen hususlardan ötürü mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2010/14428 2011/663 SONUÇ:Birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının karar düzeltme itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle Dairemizin 29.06.2010 günlü ve 2009/14791 esas ve 2010/9594 karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına, aynı bentte açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 2.70 TL. kalan harcın davalıya yükletilmesine, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 24.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.