Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

2. Ceza Dairesi E. 2024/6051 K. 2024/13738

Karar Tarihi: 7 Ekim 2024 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 2. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2024/6051
Karar Numarası 2024/13738
Karar Tarihi 7 Ekim 2024

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #hırsızlık

Karar Özeti

Asliye Ceza Mahkemesinin 20/09/2016 tarihli ve 2016/864 esas, 2016/931 sayılı kararına ilişkin uyarlama yargılaması neticesinde verilen mahkumiyet kararının 16/09/2022 tarihinde kesinleştiği ve başkaca tekerrüre esas sabıkasının bulunmadığından bahisle sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18/09/2007 tarihli ve 214-181 sayılı ve 17/04/2004 tarihli ve 32-97 sayılı kararlarında belirtildiği üzere infaza ilişkin hususların kazanılmış hak teşkil etmeyeceği gözetilerek yapılan incelemede,
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 1.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
2. Ceza Dairesi
Esas No: 2024/6051 Karar No: 2024/13738 Karar Tarihi: 7 Ekim 2024
2. Ceza Dairesi Esas No: 2024/6051 Karar No: 2024/13738 Karar Tarihi: 07.10.2024 2. Ceza Dairesi         2024/6051 E.  ,  2024/13738 K. K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/217 D. İş SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.04.2024 tarihli ve KYB-2024/32584 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/11/2022 tarihli ek kararı ile, tekerrüre esas alınan Erzurum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/09/2016 tarihli ve 2016/864 esas, 2016/931 sayılı kararına ilişkin uyarlama yargılaması neticesinde verilen mahkumiyet kararının 16/09/2022 tarihinde kesinleştiği ve başkaca tekerrüre esas sabıkasının bulunmadığından bahisle sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18/09/2007 tarihli ve 214-181 sayılı ve 17/04/2004 tarihli ve 32-97 sayılı kararlarında belirtildiği üzere infaza ilişkin hususların kazanılmış hak teşkil etmeyeceği gözetilerek yapılan incelemede, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 29/11/2022 tarihli ve 2022/9177 esas, 2022/9409 karar sayılı ilamında yer alan "... tekerrüre esas alınan mahkumiyet hükmünün uyarlama yargılaması sonucunda yine hükümlü hakkında mahkumiyet kararı verilmesi nedeniyle tekerrüre esas olma koşulu ortadan kalkmadığı ve uyarlama yargılama sonrasında verilen mahkumiyet kararının kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonra olmasının tekerrür uygulamasını engellemeyeceği ancak infaz aşamasında tekerrüre esas ceza miktarı ile ilgili olarak göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden sanık hakkında TCK'nin 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, ... Bozulmasına" şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/06/2020 tarihli kararına konu suç tarihinin 04/06/2017 olduğu, tekerrüre esas alınan Erzurum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/09/2016 tarihli ve 2016/864 esas, 2016/931 sayılı kararının 30/11/2016 tarihinde kesinleştiği, bu karara ilişkin yapılan uyarlama yargılaması sonucu Mahkemesince verilen 20/04/2022 tarihli mahkumiyet kararının 16/09/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış ise de, tekerrüre esas alınan mahkûmiyet hükmünün, uyarlama yargılaması sonucunda hükümlü hakkında yine mahkûmiyet kararı verilmesi nedeni ile tekerrüre esas olma koşulu ortadan kalkmayacağı ancak tekerrüre esas ceza miktarı ile ilgili olarak infaz aşamasında göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE - KARAR 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2018 tarihli ve 2017/544 Esas, 2018/791 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 04.10.2019 tarihli ve 2018/3521 Esas, 2019/1820 Karar sayılı kararı ile, duruşma açılmaksızın "tek tanık durumunda bulunan Ümit Aygül'ün dinlenmeyerek yargılamanın sonuçlandırıldığı" gerekçesiyle mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının aynı Kanun’un 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin duruşma açarak karar vermek yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasına yasal dayanağın bulunmadığı, bu nedenle İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2020 tarihli kararının ve bu karardan sonra verilen 16.11.2022 ve 24.01.2023 tarihli ek karar ile, itirazın reddine ilişkin İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.02.2023 tarihli kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu anlaşıldığından, İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.02.2023 tarihli ve 2023/217 Değişik İş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 07.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.