Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

11. Ceza Dairesi E. 2021/12820 K. 2022/10094

Karar Tarihi: 25 Mayıs 2022 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 11. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2021/12820
Karar Numarası 2022/10094
Karar Tarihi 25 Mayıs 2022

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #çek #dolandırıcılık

Karar Özeti

maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerekirken; açıklanan ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun hüküm kurulması,
2) Kabule göre de;
a)Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarih ve 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması ve hükümde açıkça gösterilmesi gerektiği cihetle; infazda tereddüt doğuracak biçimde Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/226 Esas ve 2012/105 sayılı kararı ile İzmir 12. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 25.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
11. Ceza Dairesi
Esas No: 2021/12820 Karar No: 2022/10094 Karar Tarihi: 25 Mayıs 2022
11. Ceza Dairesi Esas No: 2021/12820 Karar No: 2022/10094 Karar Tarihi: 25.05.2022 11. Ceza Dairesi         2021/12820 E.  ,  2022/10094 K. MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb. Tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, 5809 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet A)5809 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde; 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un geçici 2. maddesi uyarınca, sanık hakkında doğrudan hükmedilen 1.000,00 TL adli para cezasına ilişkin hüküm kesin nitelikte olduğundan, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi göndermesiyle 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca REDDİNE, B)Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde; Dosya arasında bulunan belge aslı üzerinde Heyetimizce yapılan gözlemde, belgenin ilk bakışta ve kolaylıkla sahteliğinin anlaşılmadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması ve hükümde açıkça gösterilmesi gerektiği cihetle; infazda tereddüt doğuracak biçimde Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/226 Esas ve 2012/105 Karar sayılı kararı ile İzmir 12. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/139 Esas ve 2012/435 Karar sayılı kararlarının ayrı ayrı tekerrüre esas alınması, Yasaya aykırı olup, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasında yer alan bentler çıkartılarak yerine "Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/226 Esas ve 2012/105 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, TCK'nin 58/6-7. maddeleri uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibareleri yazılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, C)Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde; 1) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3. ve 5271 sayılı CMK'nin 34, 230 ve 289. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerekirken; açıklanan ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun hüküm kurulması, 2) Kabule göre de; a)Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarih ve 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması ve hükümde açıkça gösterilmesi gerektiği cihetle; infazda tereddüt doğuracak biçimde Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/226 Esas ve 2012/105 sayılı kararı ile İzmir 12. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/139 Esas ve 2012/435 sayılı kararları ile hükmolunan cezalarının ayrı ayrı tekerrüre esas alınması, b)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 25.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.