Yargıtay Dairesi
2. Ceza Dairesi
Esas Numarası
2023/25661
Karar Numarası
2024/20838
Karar Tarihi
23 Aralık 2024
Karar Özeti
fıkrasındaki düzenlemeler ve müdafii ile vekil arasındaki farklılıklar da gözetildiğinde; sanığın ve müdafisinin yokluğunda verilen hükmün müdafiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmektedir.” şeklindeki kabul ve ilkeler göz önüne alındığında, gerekçeli kararın sanığa da tebliğ edilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi sebebiyle gerekçeli kararın sanığa tebliğ edildiğine ilişkin evrakın varsa dosyaya eklenmesi, aksi takdirde gerekçeli kararın (öncelikle sanığın son bilinen adresine tebliğ yapılması, bu adrese tebligat yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliği ile, tebliğ- tebellüğ evrakının ve hükmü temyiz etmesi durumunda temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemi hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
2. Ceza Dairesi
Esas No: 2023/25661
Karar No: 2024/20838
Karar Tarihi: 23.12.2024
2. Ceza Dairesi 2023/25661 E. , 2024/20838 K.
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/3606 E., 2023/127 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 18.01.2023 gün ve 2022/3606 Esas,2023/127 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 18.01.2023 tarihli ve 2022/3606 Esas,2023/127 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın sanığın ve müdafiinin yokluğunda verildiği; müdafiine tebliğ edilen kararın sanığa tebliğ edilmediğinin anlaşılması karşısında; Ceza Genel Kurulu’nun 24/02/2022 tarih 2019/16-573 Esas ve 2022/119 Karar sayılı kararında“Ceza yargılamasında adil yargılanma hakkının bir parçası olarak etkin başvuru yolu, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin (İHAS) 13. maddesi ve CMK'nın 34. maddesinin ikinci fıkrası, Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinin son cümlesi ile CMK'nın 35. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenlemeler ve müdafii ile vekil arasındaki farklılıklar da gözetildiğinde; sanığın ve müdafisinin yokluğunda verilen hükmün müdafiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmektedir.” şeklindeki kabul ve ilkeler göz önüne alındığında, gerekçeli kararın sanığa da tebliğ edilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi sebebiyle gerekçeli kararın sanığa tebliğ edildiğine ilişkin evrakın varsa dosyaya eklenmesi, aksi takdirde gerekçeli kararın (öncelikle sanığın son bilinen adresine tebliğ yapılması, bu adrese tebligat yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliği ile, tebliğ- tebellüğ evrakının ve hükmü temyiz etmesi durumunda temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemi hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.