Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

2. Ceza Dairesi E. 2024/1306 K. 2024/12834

Karar Tarihi: 25 Eylül 2024 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 2. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2024/1306
Karar Numarası 2024/12834
Karar Tarihi 25 Eylül 2024

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #hırsızlık

Karar Özeti

maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2002 tarihli ve 2002/3344 Esas, 2002/1304 Karar sayılı kararına ilişkin uyarlama yargılaması neticesinde verilen mahkûmiyet kararının 24.03.2023 tarihinde kesinleştiği ve başkaca tekerrüre esas sabıkasının bulunmadığından bahisle hükümlü hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 18.09.2007 tarihli ve 214-181 sayılı ve 17.04.2004 tarihli ve 32-97 sayılı kararlarında belirtildiği üzere infaza ilişkin hususların kazanılmış hak teşkil etmeyeceği gözetilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, Antalya 6. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
2. Ceza Dairesi
Esas No: 2024/1306 Karar No: 2024/12834 Karar Tarihi: 25 Eylül 2024
2. Ceza Dairesi Esas No: 2024/1306 Karar No: 2024/12834 Karar Tarihi: 25.09.2024 2. Ceza Dairesi         2024/1306 E.  ,  2024/12834 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2007/197 E., 2009/1675 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Tekerrüre esas anılan ilâmın hükümden çıkartılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.01.2024 tarihli ve KYB-2024/2330 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/04/2023 tarihli ek kararı ile, tekerrüre esas alınan Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/12/2002 tarihli ve 2002/3344 esas, 2002/1304 sayılı kararına ilişkin uyarlama yargılaması neticesinde verilen mahkûmiyet kararının 24/03/2023 tarihinde kesinleştiği ve başkaca tekerrüre esas sabıkasının bulunmadığından bahisle sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18/09/2007 tarihli ve 214-181 sayılı ve 17/04/2004 tarihli ve 32-97 sayılı kararlarında belirtildiği üzere infaza ilişkin hususların kazanılmış hak teşkil etmeyeceği gözetilerek yapılan incelemede, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 29/11/2022 tarihli ve 2022/9177 esas, 2022/9409 karar sayılı ilamında yer alan "... tekerrüre esas alınan mahkumiyet hükmünün uyarlama yargılaması sonucunda yine hükümlü hakkında mahkumiyet kararı verilmesi nedeniyle tekerrüre esas olma koşulu ortadan kalkmadığı ve uyarlama yargılama sonrasında verilen mahkumiyet kararının kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonra olmasının tekerrür uygulamasını engellemeyeceği ancak infaz aşamasında tekerrüre esas ceza miktarı ile ilgili olarak göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden sanık hakkında TCK'nin 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, ... Bozulmasına" şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/12/2009 tarihli kararına konu suç tarihinin 16/01/2007 olduğu, tekerrüre esas alınan Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/12/2002 tarihli ve 2002/3344 esas, 2002/1304 sayılı kararının 16/09/2003 tarihinde kesinleştiği, bu karara ilişkin yapılan uyarlama yargılaması sonucu Mahkemesince verilen 16/03/2022 tarihli ve 2002/3344 esas, 2002/1304 sayılı mahkumiyet kararının 24/03/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış ise de, tekerrüre esas alınan mahkûmiyet hükmünün, uyarlama yargılaması sonucunda hükümlü hakkında yine mahkûmiyet kararı verilmesi nedeni ile tekerrüre esas olma koşulu ortadan kalkmayacağı ancak tekerrüre esas ceza miktarı ile ilgili olarak infaz aşamasında göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.2023 tarihli ek kararı ile, tekerrüre esas alınan Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2002 tarihli ve 2002/3344 Esas, 2002/1304 Karar sayılı kararına ilişkin uyarlama yargılaması neticesinde verilen mahkûmiyet kararının 24.03.2023 tarihinde kesinleştiği ve başkaca tekerrüre esas sabıkasının bulunmadığından bahisle hükümlü hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 18.09.2007 tarihli ve 214-181 sayılı ve 17.04.2004 tarihli ve 32-97 sayılı kararlarında belirtildiği üzere infaza ilişkin hususların kazanılmış hak teşkil etmeyeceği gözetilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2009 tarihli kararına konu suç tarihinin 16.01.2007 olduğu, tekerrüre esas alınan Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.12.2002 tarihli ve 2002/3344 Esas, 2002/1304 Karar sayılı kararının 16.09.2003 tarihinde kesinleştiği, bu karara ilişkin yapılan uyarlama yargılaması sonucu Mahkemesince verilen 16.03.2022 tarihli ve 2002/3344 Esas, 2002/1304 Karar sayılı mahkûmiyet kararının 24.03.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış ise de, tekerrüre esas alınan mahkûmiyet hükmünün, uyarlama yargılaması sonucunda hükümlü hakkında yine mahkûmiyet kararı verilmesi nedeni ile tekerrüre esas olma koşulu ortadan kalkmayacağı ancak tekerrüre esas ceza miktarı ile ilgili olarak infaz aşamasında göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.04.2023 tarihli ve 2007/197 Esas, 2009/1675 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.