Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

3. Ceza Dairesi E. 2020/4445 K. 2020/9575

Karar Tarihi: 14 Temmuz 2020 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 3. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2020/4445
Karar Numarası 2020/9575
Karar Tarihi 14 Temmuz 2020

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #çek

Karar Özeti

maddesi uyarınca  isteme uygun olarak BOZULMASINA, 14.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
3. Ceza Dairesi
Esas No: 2020/4445 Karar No: 2020/9575 Karar Tarihi: 14 Temmuz 2020
3. Ceza Dairesi Esas No: 2020/4445 Karar No: 2020/9575 Karar Tarihi: 14.07.2020 3. Ceza Dairesi         2020/4445 E.  ,  2020/9575 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: 1) Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve sanık hakkında tekerrüre esas alınan, Ezine (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 30.11.2006 tarihinde kesinleşmiş, 07.06.2005 tarih ve 2005/8 Esas - 2005/176 Karar sayılı ilamındaki 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca erteli 6831 sayılı Kanun'un 93/2,3. maddeleri uyarınca verilen 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması ilişkin mahkumiyet hükmünün, 765 sayılı TCK'nin 95/2. maddesi gereğince karar tarihinden itibaren beş yıllık deneme süresinin dolması nedeniyle esasen vaki olmamış sayılması gerekliğinin bulunduğu, ayrıca anılan ilama ilişkin adli sicil kaydında kesinleşme ve infaz bilgisinin bulunmadığı, bu hususun tereddüde neden olduğu anlaşılmakla, bahse konu ilamın Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde kesinleşme ile infaz tarihlerini gösterir belgelerinin getirtilerek tekerrüre esas alınıp alınmayacağının, ayrıca infaz tarihine göre tekerrüre esas olmaması halinde ise adli sicil kaydında başkaca sabıkası bulunmayan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nin 58/3. maddesi uyarınca zorunlu olarak TCK'nin 86/2. maddesindeki seçimlik cezalardan hapis cezasına hükmolunması gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2) Tarafların ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda farklı beyanlarda bulunduğu ve oluş, tüm dosya içeriği ile kabule göre, karşılıklı kavga şeklinde gerçekleştiği anlaşılan olayda; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.10.2002 tarih ve 2002/4 - 238 Esas - 367 Karar sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu ceza dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, karşılıklı kavgada ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği durumlarda, sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca  isteme uygun olarak BOZULMASINA, 14.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.