Yargıtay Dairesi
6. Ceza Dairesi
Esas Numarası
2009/21014
Karar Numarası
2012/23325
Karar Tarihi
12 Aralık 2012
Karar Özeti
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
6. Ceza Dairesi
Esas No: 2009/21014
Karar No: 2012/23325
Karar Tarihi: 12.12.2012
6. Ceza Dairesi 2009/21014 E. , 2012/23325 K.
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM :5237 Sayılı TCK.nun 142/1-b, 53/1-a-b-d, 53/2, 58/6.maddeleri gereğince 3 yıl hapis cezasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine çektirilmesine, cezanın infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, hak yoksunluğuna ilişkin.
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-)Sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına esas alındığı belirtilen Malatya 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2007/346 esas, 2007/762 karar sayılı, 20.11.2007 kesinleşme tarihli ilamın, sanığın işlediği suçun tarihi olan 09.11.2007'den sonra kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCY’nın 58/1. maddesine aykırı olarak sanık hakkında, tekerrür hükmünün uygulanmasına esas alınması,
2-) Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, maddede öngörülen hakların tamamından yoksun kılınmanın da hükümlülüğün doğal sonucu olup takdire bağlı bulunmadığı gözetilmeden, sanığın hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bazı haklardan yoksun kılınmasına karar verilmesiyle yetinilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ün temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık hakkında 5237 sayılı TCY'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımdan Malatya 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2007/346 esas, 2007/762 karar sayılı, 20.11.2007 kesinleşme tarihli ilamın esas alınmasına ilişkin bölüm ile TCY’nın 53. maddesinin, uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılmasına; TCY’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin ilamın yerine Sakarya 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2005/466 esas, 2006/661 karar sayılı, 12.10.2006 kesinleşme tarihli ilamın esas alınmasına, TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümün yerine, “sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.