Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

8. Hukuk Dairesi E. 2015/10769 K. 2017/13728

Karar Tarihi: 25 Ekim 2017 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 8. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2015/10769
Karar Numarası 2017/13728
Karar Tarihi 25 Ekim 2017

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #N/A

Karar Özeti

MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVATÜRÜ:Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. 47.724,00 TL maddi ve 3.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya talebin reddine....'' karar verilmiş olup mahkeme kararında açıkça faiz hükmü bulunmadığı gibi İlam, şahsın hukuku ile ilgili olmakla birlikte tarafların şahsı ile ilgili hukuki durumlarında değişiklik yaratan bir sonuç doğurmayıp, sadece malvarlığını etkilediğinden icraya konulabilmesi için kesinleşmesine gerek olmayan ilamlardandır. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 25.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/10769 Karar No: 2017/13728 Karar Tarihi: 25 Ekim 2017
8. Hukuk Dairesi Esas No: 2015/10769 Karar No: 2017/13728 Karar Tarihi: 25.10.2017 8. Hukuk Dairesi         2015/10769 E.  ,  2017/13728 K. MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi DAVATÜRÜ:Şikayet Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Borçlu vekili, takibe konu ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 27.07.2011 tarih, 2006/137 Esas, 2011/169 Karar sayılı ilamının kesinleşmeden takip konusu yapılamayacak ilamlardan olduğunu ve 26.09.2014 tarihinde kesinleştiğini, davalının 27.07.2011 tarihi itibari ile faiz hesapladığını, ancak kesinleşme tarihinin esas alınması gerektiğini belirtmiş, takibin iptaline karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, haksız rekabetin önlenmesine ilişkin ilamların şahsın hukukuna ait olması nedeni ile kesinleşmeden icraya konulamayacağı gerekçesi ile icra emrinin iptaline karar verilmiş, hüküm alcaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlamların infaz edilecek kısmı, hüküm bölümü olup, hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. Gerek icra dairesi ve gerekse sınırlı yetkili icra mahkemesi ilamın infaz edilecek kısmını yorum yolu ile belirleme yetkisine sahip değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 Esas, 1997/776 Karar; 22.03.2006 gün ve 2006/12-92 Esas, 2006/85 Karar; 25.06.2008 gün ve 2008/12-451 Esas, 2008/453 Karar sayılı ilamları) Takip dayanağı ilamda faizin başlangıcı konusunda bir hüküm bulunmaması halinde karar tarihinden itibaren faiz istenebilir. Ancak, hükmün infazı için kesinleşmesi gereken hallerde, ilamda yer alan eklentiler de ilamın kesinleştiği tarihte istenebilir hale geleceğinden, faizin, kararın kesinleşme tarihinden itibaren hesaplanması ve itirazın bu kurallar çerçevesinde değerlendirilmesi gereklidir (İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 24.11.1995 tarih 1994/2 Esas-1995/2 Karar sayılı kararı). Dayanak ilam kesinleşmeden takibe konulabilecek ilamlardan olduğunda karar tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 1. maddesine göre yasal faiz istenebilir. Somut olayda; takibe konu ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2006/137 Esas-2011/169 Karar sayılı ilamının incelenmesinde; ''..... fiilinin haksız rekabet oluşturduğunun tesbiti ile men'ine...başlıklı beyanın kullanılmasının engellenmesine .... 47.724,00 TL maddi ve 3.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya talebin reddine....'' karar verilmiş olup mahkeme kararında açıkça faiz hükmü bulunmadığı gibi İlam, şahsın hukuku ile ilgili olmakla birlikte tarafların şahsı ile ilgili hukuki durumlarında değişiklik yaratan bir sonuç doğurmayıp, sadece malvarlığını etkilediğinden icraya konulabilmesi için kesinleşmesine gerek olmayan ilamlardandır. O halde Mahkemece borçlu vekilinin şikayetin faiz başlangıç tarihine yönelik olduğu gözönünde bulundurularak bu kabuller doğrultusunda denetlenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 25.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.