Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

3. Hukuk Dairesi E. 2015/2540 K. 2016/352

Karar Tarihi: 20 Ocak 2016 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 3. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2015/2540
Karar Numarası 2016/352
Karar Tarihi 20 Ocak 2016

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #temerrüt #icra takibi #menfi tespit #sözleşme

Karar Özeti

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçeinde; müvekkilinin, işletmeciliğini yaptığı, cafe ve internet salonunu 2007 yılında 3. Mahkemece; taraflar arasındaki abonelik sözleşmesinin iptal olmadığı, davacının tüketim borcundan sorumlu olduğu, temerrüt bulunmadığından işlemiş faiz borcundan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından, süresi içerisinde, temyiz edilmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/2540 Karar No: 2016/352 Karar Tarihi: 20 Ocak 2016
3. Hukuk Dairesi Esas No: 2015/2540 Karar No: 2016/352 Karar Tarihi: 20.01.2016 3. Hukuk Dairesi         2015/2540 E.  ,  2016/352 K. MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, dava dilekçeinde; müvekkilinin, işletmeciliğini yaptığı, cafe ve internet salonunu 2007 yılında 3. kişilere devrettiğini, devirden önce taşınmazın su aboneliğinden kaynaklanan borcu bulunmadığını, dava dışı devir alan kişiler tarafından tüketilen su borcunun müvekkilinden istendiğini, hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı su idaresinin, fatura borçlarının ödenmemesine rağmen suyu kesmemekle, zararın artmasına sebep olduğunu belirterek, icra takibine konu edilen su borçlarından müvekkilinin sorumlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davacının aboneliğini sonlandırmak için müracaatta bulunmadığını, borçtan sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece; taraflar arasındaki abonelik sözleşmesinin iptal olmadığı, davacının tüketim borcundan sorumlu olduğu, temerrüt bulunmadığından işlemiş faiz borcundan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından, süresi içerisinde, temyiz edilmiştir. Dava, su abonelik sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. İcra İflas Kanunu'nun 72/1. maddesinde “Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda; taraflar arasında 01.06.2006 tarihli abonelik sözleşmesi imzalandığı, davalı tarafından 2008/11 ila 2011/8. dönem arası, su tüketim borcu nedeniyle, davacı aleyhine, icra takipleri yapıldığı, mahkemece, "... 11 İcra Müdürlüğünün 2010/3439 Esas, ... 19 İcra Müdürlüğünün 2011/6356 Esas, ... 15 İcra Müdürlüğünün 2012/2630 Esas, ... 20 İcra Müdürlüğünün 2011/13784 Esas, ... 1 İcra Müdürlüğünün 2009/14773 Esas, ... 2 İcra Müdürlüğünün 2010/10694 Esas sayılı dosyalarında takibe konu borca, davacı tarafından yapılan, itirazın kısmen iptali ile, takibin toplam 15.955,89-TL asıl alacak ve icra takip tarihinden itibaren işleyecek faiz ve icra masrafları üzerinden devamına, borcun işlemiş faizinden davacının sorumlu olmadığının tespitine" şeklinde hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır. Oysa ki, dava, menfi tespit davası olup, mahkemece davacının borçlu olmadığı miktar yönünden karar verilmesi gerekir iken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Bunun yanında, taraflar arasındaki abonelik sözleşmesinde faturanın zamanında ödenmemesi hakkında, 4.maddede hüküm bulunmakta olup, davalı, icra takibinde faiz talep etmiştir. Zamanında ödenmeyen faturalar nedeniyle, sözleşme hükümleri gereği, davacının faizden de sorumlu olacağı kabul edilerek buna göre hüküm kurulması gerekli olup, davacının faizden sorumlu tutulmaması yönünde hüküm tesisi de isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.