Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

7. Hukuk Dairesi E. 2012/4026 K. 2012/9966

Karar Tarihi: 25 Aralık 2012 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 7. Hukuk Dairesi
Esas Numarası 2012/4026
Karar Numarası 2012/9966
Karar Tarihi 25 Aralık 2012

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #haksız fiil

Karar Özeti

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
BİRLEŞEN DOSYA (1)
Mahkemesi : Ankara 6 Sulh Hukuk Mahkemesi
BİRLEŞEN DOSYA (2)
Mahkemesi : Ankara 6 Sulh Hukuk Mahkemesi
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili istemiş olmakla, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Öte yandan Niteliği itibariyle kesin olan kararların temyiz edilmeleri halinde temyiz istemi hakkında yerel mahkemece bir karar verileceği gibi 1.6.1990 gün 3/4 Sayılı İBK uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceği kuşkusuzdur. Sonuç; yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen 2011/1652 ve 2011/1648 esas sayılı dosyalar yönünden temyiz isteminin REDDİNE (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle 2011/1650 esas sayılı dosya yönünden davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine 25/12/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
7. Hukuk Dairesi
Esas No: 2012/4026 Karar No: 2012/9966 Karar Tarihi: 25 Aralık 2012
7. Hukuk Dairesi Esas No: 2012/4026 Karar No: 2012/9966 Karar Tarihi: 25.12.2012 7. Hukuk Dairesi         2012/4026 E.  ,  2012/9966 K. Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi BİRLEŞEN DOSYA (1) Mahkemesi : Ankara 6 Sulh Hukuk Mahkemesi BİRLEŞEN DOSYA (2) Mahkemesi : Ankara 6 Sulh Hukuk Mahkemesi YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili istemiş olmakla, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem reddedilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir. 1)Birleşen 2011/1652 ve 2011/1648 Esas sayılı dosyalar yönünden yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; HUMK’nun 427.maddesi hükmünde açıklanan yargı denetimine ilişkin kesinlik sınırı, 4146, 5219, 5236 Sayılı Yasalarla 01/01/2011 tarihinden itibaren 1.540,00 TL’ye yükseltilmiştir. Temyize konu karar birleşen 1652 Esas sayılı dosya yönünden 337,73 TL 1648 Esas sayılı dosya yönünden ise 562,29 TL tutarında tazminat isteminin reddine ilişkin olup, anılan yasanın yürürlük gününden sonra oluşturulmuştur. Hal böyle olunca sözü edilen ve incelenmesi istenilen kararların ayrı ayrı kesinlik sınırı içerisinde olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan Niteliği itibariyle kesin olan kararların temyiz edilmeleri halinde temyiz istemi hakkında yerel mahkemece bir karar verileceği gibi 1.6.1990 gün 3/4 Sayılı İBK uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceği kuşkusuzdur. O halde davacının temyiz inceleme itirazının reddi gerekmiştir. 2)Davacının 2011/1650 Esas sayılı dosya yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve soruşturma karar vermeye yeterli olmadığı gibi, varılan sonuç da yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. Taraflar arasında imzalanan protokolde “Belediyenin protokolün 3. maddesinde belirtilen işlerle ilgili kazı çalışmalarına ait haftalık iş programını; kazı yapılacak mahalle, cadde, sokak detaylarını da içerecek şekilde alt yapı kuruluşlarına elektronik postayla teslim bilgisi istenilerek iletecektir. Bu iş programına göre alt yapı kuruluşları söz konusu güzergahlarda kendilerine ait alt yapı imalatlarını çalışma yerinde gösterecektir. Belediyenin çalışmaları aksatmayacak şekilde, ortaklaşa karar verilen gün ve saatte gösterilmeyen alt yapı imalatlarının zarar görmesi durumunda sorumluluk ilgili alt yapı kuruluşlarına ait olacaktır” hükmü bulunmaktadır. Mevcut bilgi ve belgelerden zararın meydana geldiği 11/01/2011 günü meydana gelen hasardan 1 hafta öncesine kadar bildirim yapıldığına dair kayıt yoktur. Alınan bilirkişi raporunda bildirim yapıldığı ve davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği gerekçesi ile davacı tam kusurlu kabul edilmiş ve mahkemecede bu rapor esas alınarak karar verilmiştir. Mahkemece taraflar arasında imzalanan protokol çerçevesinde davalının projelerin verilmesi ve personel görevlendirilmesi hususunda protokolün 3 maddesine uygun bir talebi bulunup bulunmadığı değerlendirildikten sonra alınacak bilirkişi raporu ile tarafların kusur ve dolayısıyla sorumlu oldukları tazminat miktarı tespit edildikten sonra karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiş olması, bozmayı gerektirmiştir. Hal böyle olunca, mahkemece yapılacak iş yukarıda açıklanan hukuki ve maddi olgular nazara alınarak dosyanın yeni bir bilirkişiye verilerek gerekçeli ve denetime elverişli bir rapor ile tarafların kusur oranlarının ve dolayısıyla sorumlu oldukları tazminat miktarının belirlenerek toplanan ve toplanacak delillere göre bir karar vermekten ibarettir. Sonuç; yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen 2011/1652 ve 2011/1648 esas sayılı dosyalar yönünden temyiz isteminin REDDİNE (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle 2011/1650 esas sayılı dosya yönünden davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine 25/12/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.