Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

11. Ceza Dairesi E. 2019/8283 K. 2020/139

Karar Tarihi: 14 Ocak 2020 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 11. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2019/8283
Karar Numarası 2020/139
Karar Tarihi 14 Ocak 2020

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN ONANMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #sözleşme

Karar Özeti

fıkrasının son cümlesi hükmü uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 22/06/2011 tarihinden itibaren deneme süresi içinde işlenen ikinci suç tarihi olan 23/08/2011 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında TCK'nin 204. Toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere göre; sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa, uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış sanık müdafinin temyiz talepleri yerinde görülmemiş olduğundan, hükmün ONANMASINA, hükmün açıklanmasının şartları oluşmadığına dair ön sorun yönünden Üye ...’ın karşı oyu ve oy çokluğu ile esas yönünden ise oy birliğiyle 14/01/2020 tarihinde karar verildi.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
11. Ceza Dairesi
Esas No: 2019/8283 Karar No: 2020/139 Karar Tarihi: 14 Ocak 2020
11. Ceza Dairesi Esas No: 2019/8283 Karar No: 2020/139 Karar Tarihi: 14.01.2020 11. Ceza Dairesi         2019/8283 E.  ,  2020/139 K. MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinin 8. fıkrasının son cümlesi hükmü uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 22/06/2011 tarihinden itibaren deneme süresi içinde işlenen ikinci suç tarihi olan 23/08/2011 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında TCK'nin 204. maddesinin 1. fıkrası uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında suça konu belge sayısı dikkate alınarak aynı Kanun’un 61. maddesi gereğince alt sınırdan uzaklaşılması gerekirken, alt sınırdan uygulama yapılmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere göre; sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa, uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış sanık müdafinin temyiz talepleri yerinde görülmemiş olduğundan, hükmün ONANMASINA, hükmün açıklanmasının şartları oluşmadığına dair ön sorun yönünden Üye ...’ın karşı oyu ve oy çokluğu ile esas yönünden ise oy birliğiyle 14/01/2020 tarihinde karar verildi. Başkan V. Üye (K.O) Üye Üye Üye ... ... ... ... ... KARŞI OY Dairemizin 14/01/2020 tarih, 2019/8283 Esas, 2019/139 Karar sayılı çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebeplerden katılmıyorum. Sanığın, TCK’nin 204/1, 62, 53 maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanması suretiyle kurulan Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 21/05/2015 tarih 2015/62 Esas, 2015/88 Karar sayılı kararı usul ve yasaya aykırıdır. Sanık hakkında aynı mahkemece 12/05/2011 tarih 2011/5 Es- 2011/85 Kr sayıyla verilen hükmün CMK’nin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı anlaşılmaktadır. Deneme devresi içinde sanık hakkında Mengen Asliye Ceza Mahkemesi’nin 16/12/2014 tarih 2014/117 Esas, 2014/153 Karar sayı ile TCK’nin 86/2, 29, 62, 52/2. maddeleri uyarınca doğrudan 1.500 TL APC ile cezalandırılmasına ilişkin kesin olarak verilen hükme istinaden ilgili mahkemesine ihbarda bulunulduğu görülmüştür. Kesin olarak verilen hükümlerin olağan yargı yolu içinde temyiz incelenmesine konu edilmesi mümkün değildir. Ancak şartların varlığı halinde kanun yararına bozma suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesi mümkündür. Dolayısıyla etkin bir yargısal denetime tabi olmayan kesin hükümlerin hükmün açıklanmasına dayanak alınması mümkün değildir. Bu durum iç hukukumuzun bir parçası olan İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Avrupa Sözleşmesinin 6/2. maddesine güvence altına alınan Masumiyet Karinesinin ihlali niteliğindedir. Bu sebeblerle anılan mahkeme kararının öncelikle hükmün açıklanma koşullarının bulunmadığı sebebi ile bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun (hükmün açıklanma koşullarının oluştuğu yönündeki) görüşüne katılmıyorum. 14.01.2019 ... Muhalif Üye

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.