Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

5. Ceza Dairesi E. 2022/4622 K. 2023/7033

Karar Tarihi: 1 Haziran 2023 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 5. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2022/4622
Karar Numarası 2023/7033
Karar Tarihi 1 Haziran 2023

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #menfi tespit #görevi kötüye kullanma

Karar Özeti

3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; dava açılmayan eylem nedeniyle karar verildiği gerekçesiyle hükmün bozulması gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. Ceza Dairesinin, 29.12.2021 tarihli ve 2021/374 Esas, 2021/3048 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Ceza Dairesinin, 29.12.2021 tarihli ve 2021/374 Esas, 2021/3048 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 39.

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
5. Ceza Dairesi
Esas No: 2022/4622 Karar No: 2023/7033 Karar Tarihi: 1 Haziran 2023
5. Ceza Dairesi Esas No: 2022/4622 Karar No: 2023/7033 Karar Tarihi: 01.06.2023 5. Ceza Dairesi         2022/4622 E.  ,  2023/7033 K. MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/374 Esas, 2021/3048 Karar SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER : 1)İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.11.2020 tarihli ve 2020/104 Esas, 2020/229 sayılı Kararı ile; atılı suçtan beraat 2)İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 29.12.2021 tarihli ve 2021/374 Esas, 2021/3048 sayılı Kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddi. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Katılan vekilinin dosya kapsamına göre uygun görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi uyarınca reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.11.2020 tarihli ve 2020/104 Esas, 2020/229 sayılı Kararı ile sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine hükmedilmiştir. 2.Katılan ve vekilinin istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 29.12.2021 tarihli ve 2021/374 Esas, 2021/3048 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; dava açılmayan eylem nedeniyle karar verildiği gerekçesiyle hükmün bozulması gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanın temyiz istemi; eksik inceleme ve kanaatle hüküm verildiğine ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair hususlar gereğince sanığın mahkumiyeti yerine beraatine dair verilen ilk derece mahkemesi kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanığın mahkumiyetine yeterli delil bulunmasına rağmen verilen beraat ve istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararların hukuka aykırı olduğu, ilk derece mahkemesince verilen kararın eksik incelemeye dayandığı hususlarına yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Suç tarihinde İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanık hakkında dosya kapsamının birlikte değerlendirildiği belirtilerek görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla son soruşturmanın açılmasına karar verilmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda sanığa isnat edilen eylemlerin açık ve net bir şekilde belirtilmemesi, soruşturmaya dayanak yapılan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/59318 sayılı soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunda sanığa yönelik değerlendirme veya tespit yapılmaması, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2018/11794 numaralı soruşturmaya ilişkin olarak düzenlenen inceleme raporunda, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1226 Esas sayılı menfi tespit davası ile 2017/59318 sayılı soruşturma dosyası arasında bağlantı olmadığına dair tespite yer verilmesi hususları birlikte değerlendirilmiş ve sanığın müvekkili olan dava dışı ... ile fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek görevi kötüye kullanma suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut ve yeterli delil elde edilemediğinden beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür. IV. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olması gerektiği, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu, dava konusu yapılan eylemin açıkça ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği cihetle, iddianame yerine geçen son soruşturmanın açılmasına ilişkin kararda, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanmadan, dosya kapsamının birlikte değerlendirildiği belirtilerek 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrasının sevk maddesi olarak gösterildiği, bu suretle usulüne uygun şekilde açılmış kamu davası bulunmadığı hususu nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan ve vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 29.12.2021 tarihli ve 2021/374 Esas, 2021/3048 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2023 tarihinde karar verildi.

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.