Çukurambar, Çankaya / Ankara 0312 284 60 63 bilgi@hayfahukuk.com Pazartesi – Cuma: 09:00 – 18:00

11. Ceza Dairesi E. 2012/6185 K. 2012/11197

Karar Tarihi: 11 Haziran 2012 · T.C. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Dairesi 11. Ceza Dairesi
Esas Numarası 2012/6185
Karar Numarası 2012/11197
Karar Tarihi 11 Haziran 2012

Yargıtay Hükmü: HÜKMÜN BOZULMASINA

Bu karar hakkında hukuki değerlendirme ve emsal dosya takibi için avukatlarımızla görüşebilirsiniz.

Anahtar Kelimeler: #çek

Karar Özeti

maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun en son işlendiği 09.12.1997 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, yeniden yargılama yapılmasının gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 11.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi

Karar Tam Metni

Yeni Arama
T.C. Yargıtay
11. Ceza Dairesi
Esas No: 2012/6185 Karar No: 2012/11197 Karar Tarihi: 11 Haziran 2012
11. Ceza Dairesi Esas No: 2012/6185 Karar No: 2012/11197 Karar Tarihi: 11.06.2012 11. Ceza Dairesi         2012/6185 E.  ,  2012/11197 K. MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 15.05.2006 gün, 2006/3037-4174 ve 28.11.2007 gün, 2006/9089 esas, 2007/8603 karar sayılı bozma kararlarında, 05.05.2005 tarih, 2000/383 esas, 2005/80 karar sayılı hükmün usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmediği belirtilerek, hukuken yok hükmünde olan 01.07.2005 tarihli uyarlama kararı ile itiraz merciinin 01.12.2005 tarihli ret kararı kaldırılarak 05.05.2005 tarihli ilk hükmün bozulmuş olduğu, 28.11.2007 tarihli ikinci bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda 29.04.2008 tarihinde, 2008/43 esas, 2008/195 karar sayı ile yeniden karar verildiği, bu kararın sanığa CMK.nun 150/3. maddesine göre atanan müdafii Av......’e 28.05.2008 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen, adı geçen müdafii tarafından süresi içerisinde temyiz edilmediğinden, mahkemece karar kesinleştirilerek infaza verilmiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.03.2008 gün ve 7/56 sayılı Kararında açıklandığı üzere, kendisine zorunlu müdafii atandığından haberdar olmayan ve atanan müdafii ile hiç yüz yüze gelmeyen sanığa, yokluğunda verilen 29.04.2008 gün, 2008/43 esas, 2008/195 karar sayılı hükmün tebliğ edilmemesi, yine Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 24.11.2009 gün ve 2009/11-164 Esas, 2009/275 sayılı kararında da belirtildiği üzere, hüküm fıkrasında kanun yollarına başvuru süresi, mercii ve şeklinin CMK.nun 232/6 madde ve fıkrasına uygun ve tereddüte mahal vermeyecek biçimde gösterilmiş olması gerektiği, somut olayda hüküm fıkrasında kanun yoluna başvuru şeklinin gösterilmemiş olması nedeniyle, sanığın Metris 1 Nolu T Tipi Ceza İnfaz Kurumundan gönderdiği 29.07.2008 ve 20.08.2008 tarihli dilekçelerle 29.04.2008 tarihli karara yönelik temyiz isteminin, öğrenme tarihine göre süresinde olduğunun kabulü gerektiği, dolayısıyla 29.04.2008 günlü kararın henüz kesinleşmediği, 5271 sayılı CMK.nun 311. maddesi gereğince yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olabilmesi için öncelikle kesinleşmiş bir hüküm bulunması gerektiğinden, mahkemenin “önceki hükmün kesinleşmemiş olması nedeniyle dosyanın temyizen incelenmek üzere Yargıtay’a gönderilmesine” karar vermekle yetinilmesi yerine, 02.04.2010 gün ve 2009/430 esas, 2010/125 karar sayılı ile “iade-i muhakeme talebinin reddine” karar verilmesi hukuken yok hükmünde olduğundan 02.04.2010 gün ve 2009/430 esas, 2010/125 karar, bu sayılı karar kaldırılarak 29.04.2008 tarih, 2008/43 esas, 2008/195 karar sayılı kararın yapılan incelemesinde gereği görüşüldü; Uyulmasına karar verilen 15.05.2006 gün, 2006/3037-4174 sayılı ve 28.11.2007 gün, 2006/9089 esas, 2007/8603 karar sayılı bozma ilamlarında 05.05.2005 günlü kararın kesinleşmediği belirtilmesine ve sonradan verilen uyarlama ek kararları da hukuken yok hükmünde sayılarak kaldırılmasına rağmen, bozma kararlarının gereğini yerine getirip, yeniden yapılan yargılama sonunda gerekçeli olarak hüküm kurması gerekirken, “05.05.2005 gün, 2000/383 esas, 2005/80 karar sayılı kesinleşmiş karardaki cezanın lehe olması nedeniyle sanık hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına ve söz konusu kesinleşmiş eski mahkumiyet hükmünün hapis cezası olarak aynen infazına” denilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun yasada gerektirdiği cezasının üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun en son işlendiği 09.12.1997 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, yeniden yargılama yapılmasının gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e ve 67/4 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 11.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi

Bu Karar veya Benzeri Uyuşmazlığınız İçin Danışmanlık Alın

Av. Halil ÖZYOLCU ve Av. Can KIZILYAR ile dosyanızın durumunu ve haklarınızı değerlendirebilirsiniz.

Hemen Arayın Randevu Alın

Hukuki bir sorununuz mu var?

Uyuşmazlığınızı dinleyelim, haklarınızı ve izlenebilecek yolları birlikte değerlendirelim.